Klasik Kriptografi ve Kuantum Kriptografi

0
2083
kuantum şifreleme

Kriptografi bir şifreleme yöntemi dışında bir sanat dalı olup daha çok mesajların yetkisiz kişiler tarafından anlaşılamaması üzerine kurgulanan şifreleme tekniği olarak tanımlanmaktadır. Kriptoloji ve analiz kavramlarını içine alan kriptoloji ise şifrelenmiş mesaj ve metinlerin çözülmesi, analiz edilmesi esasına dayanmaktadır.

Klasik Kriptografi ve Kuantum Kriptografi

Genel tanımı itibariyle kriptografi gizlilik, bütünlük ve bilgi güvenliği gibi kavramları içine alan matematiksel yöntemler bütünü olarak ifade edilir. Bu gizlilik içerisinde uygulanan şifreleme ile şifreyi bilmeyen bir kişinin metin ya da mesajı algılayabilmesi imkansızdır. Her ne kadar kriptografi içerisinde istenilen bütünsel gizlilik olsa da klasik kriptografi ile bunun elde edilmesi mümkün değildir. Bugün internet ile klasik yöntemlerde yapılan şifrelemeler daha çok uzunluğa bağlı olarak değişen sürelerde çözümlenebilmektedir. Ancak çözümleme metinin bir  değer ifade edeceği anlamına gelmemektedir.

Kuantum kriptografisine göz atmadan önce kriptolojinin tarihini incelemek gerekir. M.Ö 1900’lü yıllarda Mısırlı bir katip tarafından ilk olarak metinlerde anormal bir hiyeroglif kullanılmıştır. M.Ö 100’lü yıllara gelindiğinde ise Julius Caesar devlet haberleşmesi içerisinde normal alfabede yer alan harfleri değiştirerek farklı bir şifreleme yöntemi kullanmıştır. Caesar tarafından kullanılan bu yöntem içerisinde metinde yer alan her harf alfabede ki karşılığına göre sonraki üçüncü harfle değiştirilmiştir.

Kuantum Bilgisayarlar ve Kriptografi

Daha önceki bir yazımızda kuantum bilgisayarlar, işlemciler ve kübit kavramları hakkında bazı bilgiler sunmuştuk ( kuantum bilgisayarlar ). 21. yy’ın en önemli çalışmalarından birisi olarak görülen kuantum bilgisayarlar evrenin tanımlanması, doğa kuvvetleri işleyişi ve ilişkileri hakkında yeterli bilginin elde edilebilmesi ve karmaşık hesapların daha hızlı bir şekilde yapılabilmesini amaçlamaktadır.

Ortalama 300 kübitten oluşan bir kuantum bilgisayarın Evrende bulunan parçacık sayısı kadar işlemi (2300) birkaç saniye içerisinde hesaplayabileceği düşünülmektedir.

Kuantum şifreleme tekniğinde ise şifreleme ve iletişimin güvenli bir şekilde sağlanabilmesi için kuantum mekaniği kullanılmaktadır. Şifrelenmiş metinlerin ya da mesajların dinlenebilmesi ya da izlenebilmesini önlemek için karmaşık teknikler yerine bilgi/veri fiziği esas alınmaktadır. Kuantum taşıyıcısı üzerinde yapılan her türlü izleme ve dinleme, yapıyı bozmakta ve bir iz bırakmaktadır.

Yine bu yapı incelendiğinde kuantum kriptolojinin üst üste bindirilen fotonlar ile optik kablolar kullanılarak binlerce km öteye taşınması mümkündür. Ancak kuantum kriptografi üzerinde de araştırılması gereken çok sayıda açık bulunmaktadır. Örneğin kuantum kriptografi içeren protokollerde Bell eşitsizliği kullanılarak veriye sızılmasını ancak g fonksiyonunun belirlenmesi ile izlenebilmektedir.  Ayrıca bir protokolde değişim süreleri ve her birinin ayrı, ayrı güvenlik doğrulamasına ihtiyaç duyması diğer bir problem olarak öne çıkmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar

(1) http://tr.wikipedia.org/wiki/Kuantum_kriptografi

(2) http://tr.wikipedia.org/wiki/Kriptografi

(3) Bilim Teknik Dergisi Sayı 557

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here