Işık kirliliği, ekosistemleri yok ediyor

0
1343



Işık kirliliği bitkilerin büyüme ritmini bozuyor, böcek ve kuşların
yön bulma duygularını zayıflatarak ekosistemlere zarar veriyor.

ANKARA – Işık kirliliğinin çevre üzerindeki
etkilerini değerlendiren Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi
Biyoloji Bölümü Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof.
Dr. Osman Ketenoğlu, gökyüzüne dik ve gereğinden fazla aydınlatmanın
“ışık kirliliği” olarak adlandırıldığını anlattı.

Prof. Dr. Ketenoğlu, özellikle yol, cadde ve sokak aydınlatmalarının
ışık kirliliğine neden olduğunu belirterek, park, bahçe, gece
aydınlatılan halı sahalar, güvenlik amaçlı aydınlatmalar, reklam
panoları ve evlerin pencerelerinden taşan ışıkların da kirliliğe etki
ettiğini ifade etti.

Bazı ülkelerde ışık kirliliğine karşı
önlemlerin alındığını, dünyada ilk kez Yeni Zelanda’da yönetmelik
yayımlandığını, Slovenya’nın kanun yoluyla kirliliği engelleme yoluna
gittiğini kaydeden Ketenoğlu, Yunanistan’da da 1990’lı yıllarda konuyla
ilgili eğitimler verildiğini söyledi.


“GÖÇMEN KUŞLAR, TELEF OLUYOR”

Prof.
Dr. Osman Ketenoğlu, günlük ve mevsimlik sıcaklık ve ışık
değişimlerinin canlıların biyolojik ritmlerini etkilediğini belirterek
şöyle konuştu:

“Aşırı gece aydınlatmaları biyolojiyi yakından
ilgilendiriyor. Bu nedenle de olayın fiziksel özelliklerinden ziyade
biyolojik etkileri ön plana çıkıyor. Işık kirliliği, ekolojik
sistemleri etkiliyor, hayvan göçlerinin, av avcı ilişkilerinin
değişmesine neden oluyor, ekolojik yapıyı bozuyor. Işık kirliliği,
bitkilerin büyüme ritmini bozuyor, böcek ve kuşların yön bulma
duyguları zayıflatarak ekosistemleri yok ediyor.”


KELEBEK VE BÖCEKLER TOZLAŞMA YAPAMIYOR

Osman
Ketenoğlu, kirlilikten etkilenen kelebek ve diğer gece böceklerinin
tozlaşmayı sağlayamadığı için bitkilerin zamanla yok olduğunu ifade
etti.

Ketenoğlu, göçmen kuşların geceleri takım yıldızlarıyla
yön belirlediklerini ancak ışık kirliliği yüzünden çok aydınlatılmış
yüksek binaların etrafında dolaşarak telef olduklarını belirtti.
Ketenoğlu, bunun önlenmesi için Kanada ve Toronto da göç dönemlerinde
yüksek binaların ışıklarının kapatılması yönünde çalışmalar yapıldığını
söyledi.


“CARETTA CARETTALAR, TEHDİT ALTINDA”

Prof.
Dr. Ketenoğlu, Akdeniz kıyılarında görülen caretta caretta türü deniz
kaplumbağasının ışık kirliliği yüzünden yok olmak üzere olduğunu
bildirerek, yumurtadan çıktıktan sonra deniz sanarak aşırı
aydınlatılmış sahillere yönelen yavruların öldüklerini belirtti.


Gece kurbağaları ve semenderlerin de (kertenkele türü) ışık
kirliliğinden etkilendiğini ifade den Ketenoğlu, gece canlısı olarak
sınıflandırılan bu türlerin aşırı aydınlatma nedeniyle bulundukları
yerden geç çıktıklarını, bunun da çiftleşmelerini engellediğini
bildirdi.

Osman Ketenoğlu, tropikal bölgelerde mercan
topluluklarının üzerlerine düşen ışık yüzünden kendilerine renk veren
“alg”leri kabul etmediklerini, bu durumun mercanların renklerinin
solmasına ve ekolojik yapılarının bozulmasına neden olduğunu kaydetti.


Ketenoğlu, ışık kirliliğinin göllerde “su piresi” gibi canlıların su
yüzeyindeki “alg”leri tüketmesini engellediğini, bunun da “alg”lerin
çoğalıp göl bitkilerinin ölmesine ve su kalitesinin düşmesine yol
açtığını söyledi.


“KAYNAKLAR BOŞA HARCANIYOR”

Gereğinden
çok aydınlatmanın öncelikle enerji kaybına neden olduğunu aktaran
Ketenoğlu, “Bu demektir ki, elektrik üretiminde kullanılan kömür, su ve
petrol gibi kaynaklar boşa harcanıyor. Özetle ışık kirliliği, boşa
giden para anlamına da geliyor” diye konuştu.

Aydınlatma
yapılırken ışığın gökyüzüne yöneltilmemesi, doğrudan aydınlatılacak
zemine çevrilmesi gerektiğine işaret eden Ketenoğlu, geniş aydınlatma
yerine istenen alanın iyi aydınlatılması gerektiğini belirtti.


Işık kirliliğinin, uzay alanındaki araştırmaları olumsuz yönde
etkilediğini bildiren Ketenoğlu, bu durumun gökyüzündeki ani
değişimlerin izlenmesini de engellediğini söyledi.

Kaynak:AA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here