Denizlerin yükselmesi riski giderek artıyor

0
1306

Bilim adamlarına göre kutuplardaki buzulların erimesi, küresel ısınma baskısı altında beklenenden çok daha hızlı gerçekleşebilir.


Sera etkisi yaratan gazların salınımına acil sınırlamalar getirilmezse, buzul tabakaları 2100 yılına kadar, 130 bin yıl önce bulundukları duruma gerileyecek ve deniz seviyeleri yükselecek.
 
Jonathan Overpeck başkanlığındaki Arizona Üniversitesi ekibi ve Ulusal Atmosfer Araştırmaları Merkezi’nden Bette Otto-Bliesner, buzulların eridiği son tarih olan 130 bin yıl öncesini inceledi.
 
130 bin yıl önce, dünyanın yörüngesinde yaşanan değişimler Kuzey Kutbu’nun 3-5 santigrat derece ısınmasına neden olmuş ve deniz seviyeleri yaklaşık 5 metre yükselmişti.
 
Ekip, dünyanın geçmişte yaşanan ısı değişikliklerine nasıl tepki verdiğini inceledi ve aynı değişimlerin gelecekte ne zaman olacağını sordu. Ve tehlikeli bir cevap aldı: Çok yakında…
 
Denizler 130 bin yıl önce olduğu kadar yükselecek mi?
 
Overpeck, "130 bin yıl önce yaşananlarla aynı şeylerin olacağını söylemiyoruz. Böyle bir şey yapsaydık, gelecekte olabilecek şeyler için fazlasıyla tutucu bir tahmin olurdu" diyor.
 
130 bin yıl önce yaşanan ısınma, dünyanın yörüngesinin değişmesi ve Kuzey Kutbu’nun Güneş’e yaklaşmasından kaynaklanıyordu. Şimdi ise ısınmanın ana nedeni sera etkisi yaratan gazlar.
 
Bu da, ısınma etkisinin, sadece Kuzey Kutbu’yla sınırla kalmayıp her iki kutupta da yaşanacağı anlamına geliyor. Overpeck, bu seferki darbenin daha büyük olacağını ve tüm dünyayı saracağını söylüyor.
 
Neler olabilir?
 
2001’deki Hükmetlerarası İklim Değişimi Paneli’nde (IPCC), deniz seviyelerinde 2100’e kadar beklenen yükselişin 88 santimetre olacağı öngörülmüş, 3000 yılına kadar 5 metrelik bir artış beklendiği açıklanmıştı.
 
Fakat Overpeck ve meslekdaşlarının ‘Science’ dergisinde yayımlanan çalışması, metrelere ulaşacak yükselişin çok daha yakın zamanda, hatta 100 yıl içinde olacağını ortaya koyuyor.
 
Buz tabakaları hala eriyor mu?
 
Kesinlikle evet. Küresel ısınma, Grönland ve Antarktika’nın bazı bölgelerinde buz tabakalarını kalınlaştıran kutup karı yağışını artırıyor. Fakat yapılan araştırmalar kutup karının erimeyi hızlandırdığını gösteriyor.
 
Karşıya karşıya kalacağımız en büyük problem erime mi?
 
Çoğunluk öyle olduğunu söylüyor. NASA’nın Goddard Uzay Uçuşları Merkezi’nden Antarktika araştırmacısı Robert Bindschadler, "değişim kimsenin takdir edemeyeceği bir oranda gerçekleşiyor" diyor.
 
"IPCC tarafında tahmin edilen ve bu yüzyıl içinde olması beklenen deniz seviyelerindeki yükselmenin yarısı, geçtiğimiz 10 yıl içinde zaten gerçekleşti bile."
 
Sanayi devriminden önce ısısı sadece birkaç derece değişen atmosfer, denizlerden çok daha hızlı ısınıyor. Fakat okyanus akıntıları da, sıcak suları kutup bölgelerine götürerek alt buz tabakalarını tehlikeye sokuyor.
 
Dünya haritasında değişiklik olacak mı?
 
Kutuplarda eriyen buz tabakaları yüzlerce kilometre içeri çekilecek; Tuvalu ve Maldivler gibi rakımı düşük adalar yok olacak; sahil kentleri bataklık haline gelecek ve yer değiştirmek zorunda kalacak.
 
Bristol Üniversitesi’nde iklim değişikliğinin ekosistemler üzerine etkisi üzerine çalışan Colin Prentice, "deniz seviyelerindeki yükselme çok büyük bir tehdit" diyor:
 
"İnsanlar olarak tek yaptığımız istikrarlı bir iklime ihanet etmek. Deniz seviyesinin birkaç metre üzerinde kentler kurduk ve bir gün bu kentlerin sulara gömüleceğini hiç düşünmedik."
 
Felaket önlenebilir mi?
 
Overpeck ve meslekdaşlarının deniz seviyelerindeki yükseliş tahminleri, atmosferde 560 ppm karbondioksite göre yapıldı. Sanayi devrimi öncesi atmosferde karbondioksit miktarı 275 ppm idi. Bugün ise bu sayı 375 ppm’ye ulaştı.
 
"Karbondioksit seviyesini 560 ppm’nin altında tutmak zor, ama imkansız değil" diyor Overpeck: "İnsanların savaşlara ve Ay’a çıkmak için harcadıkları para miktarına bakarsanız, çözüm hiç de zor değil."
www.cnnturk.com.tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here