Bana ne, ben kedi miyim?

0
1865

49465.jpg - 18.08 KB

Hafızalarda hep alçakgönüllü olarak kalacak. Ama muzipliği ve esprileri de hep konuşulacak.

"Acemi görünüm, Erdal İnönü’de, yalınlığın, iyi niyetin, çıkarsız çabanın sadece kabuğu ya da süsü değil, tanıtım ilanıdır da.

Kravatının öyle hafifçe yana kayıvermiş olması, yalnızca kumaşının çok hafif olmasından mıdır acaba?"

Cemal Süreyya Erdal İnönü’yü böyle anlatıyor. Ona göre Erdal İnönü demokrasimizin utangaç jokeri"ydi.

Atatürk’ün vasiyeti gereği mirasından ayrılan tahsisatla eğitimini tamamladı. Caltech’ten fizik doktorası aldı.  

Muzip bir çocuktu küçükken de. Babasının arkasından göründüğü bu resimdeki gibi baktı hayata hep: Merakla ve saygıyla…

Siyasete hiç girmek istemedi. Ama görev başa düşünce de reddetmedi.

Siyasetteki yerini kendi şöyle anlatıyordu: Benim siyasete girdiğimi duyan arkaşaşlarımdan biri diğerini arayıp "duydun mu Erdal öldü" demiş. Öbürü şaşkınlıkla sormuş "Niye"diye. "Niye olacak siyasete girdi de ondan" cevabını vermiş bizimki."

O FİZİK PROBLEMİ ÇÖZÜYOR

O siyasete girse bile hiçbir zaman ilk aşkı "fizik"i terk etmedi. Hatta Bakanlar Kurulu topantısı öncesinde herkes harıl harıl tartışırken fizik problemi çözdüğü kameralarla tespit edilmişti.

Siyasette de hep hayattaki gibi alçakgönüllü oldu. Üniversitenin yemekhanesinde öğrencilerle birlikte yemek yedi. Bankada işlem yaparken sıra numarası aldı, araba kullanırken bile samimi gülüşünü yayalardan eksik etmedi.

"DUR ÖLME, BİR OY BİR OYDUR"

Hayatı seven ve yaşamaktan zevk alan biriydi. Zamanında cumartesi akşamları Ankara’da dansa gidilirdi. Mutlaka giderdi eşiyle birlikte. El ele dans ederlerdi.

Zekası vecizelerine de yansıyordu. "Bir ülkenin gelişmişliği kanalizasyon hatlarının çapıyla doğru orantılıdır" demişti mesela bir kez.

Ona "niye bu kadar sevildiğinizi düşündünüz mü?" diye soran Milliyet muhabirine "Ben diyorum ki fazla bir şey yapmadım, fazla bir şey yapmayınca daha çok seviliyorsunuz. Yapınca bu sefer eleştiriler ortaya çıkıyor, sevgi azalıyor. o yüzden de bizi seviyorlar" diyordu.

Ama muzip ve nüktedan kişiliği hafızalarda hep yer etti.

Sinema salonundan çıkarken "Sayın inönü, sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz pek?" diye soran muhabire "Tabii sinema salonları karanlık oluyor" diyecek kadar hazır cevaptı

"Ölürüm yoluna" diye seçim otobüsünün önüne atılan kadına "dur! bir oy bir oydur" diyecek kadar ince bir espri anlayışı vardı.

Karısı "Erdal yetiş fare var" diye çığlığı basıyordu. O sakin "Bana ne Sevinç, ben kedi miyim?" diyordu.

FİZİKÇİ HAYATININ HESABINI YAPAR

Salih Memecan bizimcity karikatürlerinde Erdal İnönü’yü "Fizikçi" olarak çizer. Bu karikatürlerden birinde "Fizikçi hayatının hesabını yapar". İnönü bir sürü işlem yapmış, bütün tahtayı doldurmuş, sonunda sıfır bulmuş ve pencereden çıkmaktadır.

PEMBE PANTER GİTME DİYOR

Siyasetten elini çektiğinde Leman dergisinin kapağında Avni’den pembe Panter’e kadar tüm çizgi karakterler "keşke gitmeseydin. Güle güle" git diyorlardı.

Keşke gitmeseydin Erdal İnönü…

Güle güle git!..

internethaber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here