Kuvvet, bir cismin başka bir cime uyguladığı itme veya çekme şeklinde olabilecek bir etkileşimdir. Çevremizdeki olayları düşünelim. Evdeki eşyaların yerini değiştirmek istediğimizde o eşyalarla itme veya çekme şeklinde bir etkileşimde bulunuruz. İşte buradaki itme veya çekme kuvvet olarak adlandırılır. Çevremizde yer alan tüm etkileşimlerde kuvvet söz konusudur. İsterseniz bir duvarı elinizle itekleyin. Duvar yerinden hareket etmez belki ama sizin uyguladığınız bu etki bir kuvvettir. Kuvvetin olabilmesi için etkileşimin olması gerekmektedir.
Haftasonu CERN'de yapılan LHC (Large Hadron Collider - Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) testleri büyük ölçüde başarılı sonuçlar elde etti. Bu testler 20 Kasım'da yapılacak büyük test için ön testler olma niteliği taşıyor. Eğer final sonuçları da başarılı çıkarsa LHC önümüzdeki iki yıl boyunca düşürülmüş güçte çalışacak.
27 kilometrelik (16,8 mil) LHC'nin bazı parçalarında meydana gelen aşırı ısınma probleminin, LHC hızlandırıcı halkasının üstündeki bir parçaya düşen ekmek parçası nedeniyle olduğu iddia ediliyor. LHC makine koordinatörü Dr. Mike Lamont'un bildirdiğine göre, uçan bir kuş tarafından bırakıldığı düşünülen "küçük bir parça ekmeğin" süper iletken mıknatısların 1.9 Kelvin (-271.1C) dereceden 8 Kelvin (-265C) civarına kadar ısınmasına sebep oluyor ve bu süper iletkenlik üzerinde olumsuz bir etki yapıyor. CERN mühendislerinden Dr Tadeusz Kurtyka bu tarz bir sorunun 9,6 Kelvin derece sıcaklık civarında beklenebileceğini söylüyor.
Bu yeni haberler bazı fizikçilerin savunduğu "gelecekten gelen müdahale" sonucu deney durduruldu iddasını alevlendireceğe benziyor.
"Fizik dolu bir gün" için gönderilen ikinci ve son yazı Reyhan Demirci tarafından bize ulaştırıldı. İlgi çekici bir başlığa sahip olan yazı için kendisine teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.
Yaratılış gayemizi çoğu zaman unutarak anları, dakikaları, günlerimizi geçiriyoruz. Bilmiyoruz ki beynimiz bunları kavrayacak kadar bilgiyi hapsetme yeteneğine sahiptir. Ancak çoğu zaman sebeplerin doğuşunu ayrıntıları bilmekten kaçındığımız gibi fizik kuram ve teorilerini anlaşılması en zor hale getirerek cehaletimize sebebiyet veriyoruz.
"Fizik dolu bir gün" yazı etkinliğine gönderilen yazılardan ilkini sizlerle paylaşıyoruz. Yazıyı bize gönderen Buse Alsancak "Fizik yaşamın farkına varmaktır, bunun farkına varabilmek ise bir ayrıcalıktır." diyerek başlıyor yazısına. Kendisine yazı için teşekkür ediyor başarılar diliyoruz.
Fizik,yıllar yılı insanoğlunun eskittiği dünyanın üzerine sürekli yeni bir şeyler tasarlamaktır,aslında tüm fizik kanunlarının temeli geçmişle geleceğin arasında düşüncelerimizin salınım hareketi yapmasında saklıdır.Her insan güne farklı umut veya umutsuzluklarla başlar, aslında bilmez ki kimse, yıpratılmış olan bu dünya bu yapılanlara aldırış etmeden kendisini yıpratana, hiç kimsenin veremeyeceği evrenin en güzel hediyesini sonsuz sayıda bizlere vermektedir: yani zamanı.
"Fizik dolu bir gün" yazı etkinliğimiz için belirlemiş olduğumuz son tarih olan 20 Ekim tarihine kadar umduğumuzun oldukça altında bir katılım oldu ve sadece iki fizik sever yazısını bizimle paylaştı. Kendilerine seçmiş oldukları kitaplar gönderildi önümüzdeki günlerde de buradan yazılarını sizlerle paylaşacağız.
Reyhan Demirci ve Buse Alsancak'a katılımları ve göndermiş oldukları güzel yazılar için teşekkür ederiz.
Önümüzdeki günlerde benzer etkinlikler düzenlemeye devam edeceğiz. Tüm değerli onlineFizik ziyaretçilerinin bu tür etkinliklere katılımı, etkinliklerin devamı için oldukça önemli.