• Pazartesi , 25 Eylül 2017

Işık Hızı

Bir vakumdaki ışık hızı doğanın birkaç evrensel sabitinden biridir. 1676’da Ole Christensen Romer, teleskopuyla, Jüpiter’in uydularının düzenli tutulmalarının, Jüpiter Dünyadan çok uzaklaştığında geciktiğini gözlemleyebilmişti. Bu gecikmenin, ışığın Jüpiter’den bize gelirkenki sınırlı hızından kaynaklandığını biliyordu; ama Güneş sisteminin tam olarak ne kadar geniş olduğunu bilmediğinden ışık hızını doğru şekilde hesaplayamamıştı.

Modern teknoloji, ışığın saniyede  300.000km (186.000 mil) yol aldığını keşfetmemizi sağlamıştır. Bir saniyeden daha az bir sürede Dünya’nın çevresini yedi kez dolanabilmektedir. Dünyamızdan Ay’a bir buçuk saniyeden daha az bir sürede gidebilmektedir. Güneşe sekiz dakikada ve en yakın yıldıza dört yılda gidebilmektedir.

Özel izafiyet, ışık hızının evrensel hız sınırı olduğunu belirtmiştir. Hiçbir maddi nesne bu hıza ulaşamaz! Herhangi bir nesne, hızlandıkça belli miktarda madde kazandığına ve ışık hızında bu miktar sonsuz  olduğuna göre, onu bu hıza kavuşturmak için sonsuz(!) miktarda bir enerjiye gerek olacaktır. Aynı şekilde, ışığın kendisi sadece küçük ve sınırlı bir kütleye sahip olduğu için, yavaşlarsa kütlesi sıfır olur.

(Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden)

İlgili yazılar