Advertisement
   
  09 07 2008 Anasayfa arrow Haberler arrow Yeni bir buz dönemi mi başlıyor?  
 
Ana Menü
Anasayfa
- - - - - - -
Arama
Haberler
Fizik Forumları
Röportajlar
- - - - - - -
Astrofizik / Astronomi
Dalgalar
Elektrik ve Manyetizma
Mekanik
Modern Fizik
Optik
Termodinamik
Günlük Yaşamda Fizik
Görsel Fizik Deneyleri
Bilimsel Gösteriler
- - - - - - -
Fizik Eğitimi
Kavram Yanılgıları
Fizik Testleri
Fizik Kitapları
Fizik Simülasyonları
Bilim Adamları
Çağdaş Türk Bilim Adamları
Nobel Fizik Ödülleri
Fizik Formülleri
ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
Merak Edilenler
Haftalık Sorular
- - - - - - -
Sizlerden Gelenler
Bulmacalar
Download
Oyunlar
- - - - - - -
Haber / İçerik Ekle
Arkadaşına Öner
- - - - - - -
Linkler
Üniversiteler
Özel Ders
Anket Sitesi
- - - - - - -
İletişim
Üye Girişi
Üye İstatistikleri
23720 toplam üye
5 bugün
20 bu hafta

Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak istiyorsanız haber bültenimize abone olun.

İsim
E-Posta



Yeni bir buz dönemi mi başlıyor? E-Posta
 

Yazan: Z. Yağmur, Tarih: 21-10-2006 14:38

Okunma Sayısı : 1767    

Dünya’daki ısı artışında güneşte meydana gelen manyetik fırtınaların da payının olduğunu düşünen bilim insanlarına göre, güneş yeni bir sessizlik evresine girmek üzere.

Tarihte küçük buz devri diye adlandırılan çeşitli dönemler yaşandı. 17. yüzyılın ikinci yarısında kuzey yarı küreyi etkisi altına alan soğuk yaşamı büyük ölçüde değiştirmişti. Fransız ordusu, donan nehirlerin üzerinde yürüyerek Hollanda’yı kuşatmıştı. İzlanda’da nüfusun yarısı soğuktan donarak ölmüştü.

Bu, tarihte ilk değildi: ondan bir kaç yüz yıl önce 1420 ile 1570 arasında yine benzer bir buz devri yaşanmış, Greenland’daki Viking kolonilerinin üzerinde yaşadığı verimli topraklar devasa buzul kütlelerine dönüşmüştü.

İşin ilginci bu iki mini buz devrinde de güneşin rolünün olması. Güneşin içinde süregelen faaliyetler ile dünyada yaşanan iklim değişiklikleri arasında ciddi bir bağlantı bulunuyor.

Teleskobun icat edildiği 1610 yılından bu yana, başta Galileo olmak üzere bilim adamları, Güneş lekelerini dikkatle inceliyor. Güneş lekeleri, yıldız hakkında tutulmuş en eski astronomi kaynağı olma niteliği taşıyor. Güneş fırtınalarıyla beraber çoğalan güneş lekeleri bir salınımını 11 senede tamamlıyor.

Güneş lekelerindeki değişimler, yıldızın geçtiği evrelerin kaydedilmesine olanak veriyor. Örneğin, 1645 ve 1715’te lekelerin azaldığı kaydedilmiş ve buna gözlemi gerçekleştiren astronomdan esinlenilerek ’Maunder Minimum’ adı verilmişti.

Lekeler azalınca

Güneş Lekeleri’nin azaldığı zamanlarda Dünya’nın da ısısının düştüğü düşünülüyor. Yeryüzündeki ağaçlarda yapılan halka analizlerinden, ağaçların kimi periyotlar içerisinde daha yavaş büyüdüğü tespit edildi. Bu periyotlarda Dünya’nın daha serin olduğu ve bunun da Güneş’teki patlamaların görece az olduğu zamanlara rastladığı düşünülüyor.

Bilim dünyasına göre, Güneş uzunca bir zamandan beri son bin yılın en aktif durumunda.. Son 60 yıl içerisinde Güneş lekeleri sayısındaki artışa paralel olarak, Dünya ısısında bir yükselme gözleniyor. Ancak yeni bulgulardan yola çıkan astronotlara göre güneş yeniden bir sessizlik evresine girmeye hazırlanıyor.

Küresel ısınmanın hızla ilerlediğini ve dünyaya geri dönüşü mümkün olmayan çevre felaketlerine ve zararlara yol açacağını ısrarla söyleyen iklim bilimcilerin yanısıra, bu yeni gelişme ne kadar sevindirici?

Donuk ve sakin bir güneş, ve bunu sonucu ortaya çıkacak soğuk, belki de dünyanın tam da ihtiyacı olduğu bir nefes alma dönemi...

Isınmayı durdurur

Popüler bilim dergisi New Scientist geçtiğimiz haftalarla bu konuyu kapağına taşıdı. Londra’da Imperial College’den atmosfer fizikçisi Joanna Haigh’e göre "bu yeni gelişme küresel ısınmayı bir süreliğine bile olsa durdurabilir".

Geçtiğimiz yüzyılda küresel ısı ortalama 0.6 derece arttı. Bu artışın tümünde sorumluluğun insanoğlunda olduğu sanılıyordu. Ancak araştırmalar sonucunda güneşin de bunda belirli ölçülerde payının olduğu ortaya çıktı. Şüphesiz küresel ısınmayı yalnızca güneşte meydana gelen manyetik aktivitelerle açıklamak son derece yanıltıcı olur.

Güneş lekeleri ile yeryüzündeki ısı değişikliği arasındaki bağlantıyı araştıran Max-Planck-Institut’den Dr. Sami Solanki, Grönland’da buz kalıplarındaki berilyum izotoplarını inceledi.

Kozmik ışınların meydana getirdiği izotoplar, bir elementin aynı kimyasal özelliklerine sahip fakat atom ağırlıkları farklı atomlarından biridir.

Işınların etkisi

Kozmik ışınlar, ’Güneş rüzgarı’ adı verilen yıldızın yüzeyinden uzaya yayılan yüklü parçacıklardan geçerek nitelik değiştiriyorlar. Güneş rüzgarlarının şiddeti ise, yıldızdaki patlamalara paralel olarak değişiyor.

Bilim adamları, Grönland’da buzullardaki berilyum elementinden kozmik ışınların etkisini ve bunun üzerinden de geçmiş yüzyıllarda Güneş’teki fırtınaların şiddetini yaklaşık olarak hesap edebiliyorlar.

Dr. Solanki, Güneş lekelerinin şiddetinin yıllar içerisinde farklılık gösterebileceğini, ancak son 60 yıldır geçmiş bin yılın en şiddetli seviyesinde ulaştığını ifade etti. Buna göre, Güneş lekeleri son bir kaç yüzyılda artıyordu ancak, son 60 yılda görülmemiş bir artış kaydedildi. Dünya da bunun sonucunda ısındı.

20 yıl sabit

Bazı çevreler ısınmanın Güneş lekelerinde kaynaklandığını, yakıt kaynakların yakılmasının etkisinin görece etkisiz kaldığını savunuyorlar. Ancak, Dr. Solanki’nin analizlerine göre, Güneş fırtınalarının şiddeti 20 yılda sabit kaldı, Dünya’nın ısısı ise artmaya devam etti.

1940 yılından bu yana artan güneş lekelerine rağmen, dünya bugün olduğundan çok daha soğuk olmalıydı. O halde 1970 yılından bu yana gelişen küresel ısınmadan güneşi sorumlu tutamayız diyor Solanki.

Bu yeni gelişmeler küresel ısınmanın tek sorumlusunun güneş olduğunu göstermiyor. Sera etkisi yaratan yaratan karbondioksit salınımının sanayileşme sürecinde bilinçsizce arttırılması ve ozon tabakasındaki deliğin her geçen gün birez daha büyümesinde insanın payı asla göz ardı edilmemeli. Yaşanabilecek olası bir mini buz devri ise küresel ısınma karşısında olsa olsa küçük bir soluk olacak. Önlem alınmaması halinde feci çevre felaketleri kapıda.

İklim değişimi

Kozmik ışınlardan bulutlara: Dünyaya periyodik olarak egemen olan buzul çağının sorumlusunun atmosfere yağan kozmik ışınlar olabileceği ileri sürüldü. Kozmik ışınlar, uzaydan gelen yüksek enerjili proton ve öteki bazı parçacıklar. Kozmik ışınlar bulut oluşumunu etkileyerek iklim değişimine yol açıyorlar.

Bu görüş, buzul çağlarının dünyaya düşen güneş ışınlarının, gezegenimizin yörüngesinde meydana gelen döngüsel değişimlere bağlı olarak farklılık göstermesinden kaynaklandığı yolundaki klasik modelden çok farklı.

Kozmik ışınlarla iklim değişimi arrasındaki ilişkinin varlığı ilk kez Danimarkalı uzay araştırmacıları Henrik Svensmark ve Eigil Friss Christense tarafından ortaya atıldı.

Iki araştırmacı yüksek düzeyde kozmik ışın akışının atmosferdeki molekülleri iyonlaştırarak bulut oluşumunu, bunun sonucu olarak ta soğuk iklimi tetiklediğini öne sürmüşlerdi.

Danimarkalı bilimciler kozmik ışın akışındaki değişimleri de güneş rüzgarının, yani Güneşten kopup gelen yüklü parçacık sağanağının şiddetindeki değişimlere bağlamışlardı.


www.hurriyet.com.tr 

Son Güncelleme : 21-10-2006 14:38

   
Bu makaleye link ver
Favorilere ekle
Yazdır
Arkadaşına gönder
İlgili makaleler
del.icio.us'a ekle

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 

Yorum Sayısı: 1 / 1

...

Yazan:: aye () Tarih: 25-10-2006 08:00

...

Yazan:: aye Tarih: 25-10-2006 08:00

ya şunu anlamadım.Güneş etkisinimi kaybediyo yoksa daha çok mu etki kazanıyoo :) :)

 

» Yorumu cevapla...

Yorum Sayısı: 1 / 1



Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.


mXcomment 1.0.7 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >


ÖSS Soru ve Cevapları
1988 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1989 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1990 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1991 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1992 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1993 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1994 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1995 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1996 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1997 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1999 - 2006 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
Anket

   Sizce evrenin sonu nasıl olacak?

  Büyük bir çöküm olacak. Evren kendinin üstüne çökecek

  Büyük bir patlama! Evren sonsuz bir şekilde genişlemeye başlayacak

  Birden fazla evren var. Hepsinin ayrı bir sonu olacak

  O kadar uzun yaşamayacağım için umrumda değil!!

  Bunlardan hiçbiri değil, daha farklı bir şekilde

  Hiç fikrim yok

Sonuçlar

Forumdan Son Yazılar
Popüler
Reklam Alanı

Oyunlar
Cep Telefonları

Son Eklenenler
  Yayın Politikası - Gizlilik İlkesi - Reklam ve Proje Birlikteliği
© 2003 - 2008 onlinefizik.com Fizik Sitesi ve Fizik Eğitimi Sitesi
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kaynak göstererek dahi kullanılamaz.
Yukarı Çık