| Yazan: onlineFizik yönetim,
Tarih: 03-02-2005 00:00
|
Okunma Sayısı : 9981  |
Yakıt hücresi teknolojisinin otomobillere geçişi tahmin edilenden de hızlı ilerliyor. 2005 yılında ABD ve Avrupa pazarlarında hidrojenli otomobiller satışa çıkıyor. Hidrojen teknolojisindeki gelişmeler, çevreci otomobillerin sanıldığından da daha önce yollara çıkacağını gösteriyor. Şimdi sıra hidrojen istasyonlarının yaygınlaşmasında.
Araştırma kuruluşu Allied Business Intelligence hidrojen teknolojileri uzmanı Atakan Özbek, hidrojenli otomobillerin ancak büyük markaların bu işe soyunmasıyla yaygınlaşacağını, bunun için de istasyonlar ile otomobil sayısının beraber artması gerektiğini vurguluyor. Hidrojen teknolojileri üzerine uzmanlaşan Zap firması 2005’in ikinci yarısından itibaren Smart marka otomobillerin motorlarını hidrojene dönüştüreceklerini açıkladı. Farklı markaların hidrojenli otomobillerini basına tanıtarak test sürüşlerine başlaması da iyi bir sinyal olarak algılanmalı. Kimi üreticiler hidrojenli araçları büyük kurumlara satarak denemelerini ve sonuçlarını paylaşmalarını istiyor. ABD’de ve Avrupa bu tür hidrojen işbirlikleri yapılmaya başlandı. Yakıt hücresi teknolojileri konusunda uzman Fuel Cell Today, halen dünyada 800’den fazla hidrojenli aracın deneme sürüşüne çıktığını yazıyor. Otomotiv devi DaimlerChrysler yıl sonuna dek 100’den fazla aracın deneme sürüşünü tamamlayacağını duyurmuştu. Hidrojeli otomobillerin önündeki iki engel maliyet yüksekliği ve soğuğa karşı dayanıksızlık. ABD’li PolyFuel şirketinin geliştirdiği polimer membranlar motorun 95 dereceye kadar çıkmasına olanak veriyor. Hidrojen motorlarında membran bilgisayarlardaki CPU’ya benzer bir şekilde hücrenin performansında temel görev üstleniyor. Hidrojene ciddi yatırımlar yapan bir diğer dev Honda ise, New York ve Japonya’da eşzamanlı yürüttüğü çalışmalarda otomobilleri kış şartlarında sınıyor. Hidrojenli motorların maliyeti sektörün gelişmesinin önünde ciddi bir engel olarak algılanıyor. Teknolojinin ticarileşmesi için maliyetin düşürülmesi gerekiyor. Özbek hidrojenli otomobillerin yaygınlaşmasının önündeki en sorun olarak maliyet yüksekliğini görüyor. Özbek, membran (katman) üretiminin toplam maliyetin yüzde 35’ine, katalizatörlerin de yüzde 40’ına denk düştüğünü belirterek, katalizatör olarak kullanılan platinyuma mutlaka bir alternatif bulunması gerektiğini söylüyor. Platinyum alternatifleri konusunda uzmanlaşan QuantumSphere firması, katalizatör işlevi gören nano-nikel geliştirdi. Yarım kilogramı 10 bin dolar olan platinyuma göre nikel çok daha ucuz bir materyel ve bu açıdan hidrojenli otomobillerin geleceği için bir umut. Nano-nikel önce eritiliyor, sonra da sıkıştırılarak yeniden katılaştırılıyor. Katılaştırma esnasında nikel eriyiği 20 nanometre’lik parçalara bölüştürülüyor. QuantumSphere’in ürettiği nano-nikel, platinyuma benzer fiziksel özellikler gösteriyor ve yakıt hücresinde aynı işlevi görebiliyor. Şirket, nano-nikeli 10 yıl içinde ticari bir ürüne dönüştürmeyi düşünüyor. Nano-nikel halen California Institute of Technology’de test ediliyor.
Son Güncelleme : 03-02-2005 00:00
|
OTOMOBiLiZE
Yazan:: Misafir () Tarih: 25-05-2005 08:48