Advertisement
   
  08 09 2008 Anasayfa arrow Nobel Fizik Ödülleri arrow Özel Görelilik  
 
Ana Menü
Anasayfa
- - - - - - -
Arama
Haberler
Fizik Forumları
Röportajlar
- - - - - - -
Astrofizik / Astronomi
Dalgalar
Elektrik ve Manyetizma
Mekanik
Modern Fizik
Optik
Termodinamik
Günlük Yaşamda Fizik
Görsel Fizik Deneyleri
Bilimsel Gösteriler
- - - - - - -
Fizik Eğitimi
Kavram Yanılgıları
Fizik Testleri
Fizik Kitapları
Fizik Simülasyonları
Bilim Adamları
Çağdaş Türk Bilim Adamları
Nobel Fizik Ödülleri
Fizik Formülleri
ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
Merak Edilenler
Haftalık Sorular
- - - - - - -
Sizlerden Gelenler
Bulmacalar
Download
Oyunlar
- - - - - - -
Haber / İçerik Ekle
Arkadaşına Öner
- - - - - - -
Linkler
Üniversiteler
Özel Ders
Anket Sitesi
- - - - - - -
İletişim
Üye Girişi
Üye İstatistikleri
23950 toplam üye
1 bugün
7 bu hafta

Sitemizdeki yeniliklerden haberdar olmak istiyorsanız haber bültenimize abone olun.

İsim
E-Posta



Özel Görelilik E-Posta
 

Yazan: onlineFizik yönetim, Tarih: 03-08-2004 14:22

Okunma Sayısı : 14222    

• Postula eden: Albert Einstein (1905)
1. Hareketten bağımsız olarak ışığın hızı bütün gözlemciler için aynıdır.
2. Fiziğin yasaları gözlemcinin hızından bağımsız olarak her yerde geçerlidir.

  • Örneğin bir bot kullanan kişi bir topu vtop hızıyla atmaktadır (şekilde görüldüğü gibi)
  • Sahilde bulunan bir kişi topun v= vbot + vtop hızıyla hareket ettiğini görecektir.

  • Fakat bu olay ışık için düşünüldüğünde doğru değildir.
  • Sahildeki kişi için ışığın hızı hala c olacaktır.

Hızları Nasıl Toplayabiliriz?

  • Galileo ve Newton'un eski yasası şu şekilde idi:
  • Vtoplam = V1 + V2
    • Eğer V1 = c (flaş ışığı) ve V2 = Vbot, hızı ise buradan
    • Vtoplam = c + Vbot > c elde edilir.
    • Bu sonuç hatalıdır. Hızları toplayabilmek için yeni bir yönteme ihtiyaç vardır.

Lorentz Dönüşümü

  • Hızların toplanabilmesi için yeni bir yasa

    Eğer V1 = c (flaş ışığı) ve V2 = Vbot, ise buradan aşağıdaki sonuç elde edilir.

    Eşzamanlık: Olaylara gözün eşzamanlı olarak bakması.

    • Yüksek hızda hareket eden bir trenin ortasında bulunan bir lamba, yanmaktadır.
    • Trende bulunan bir gözlemci ışığın ön ve arkaya eşzamanlı ulaştığını görür.

     

     

    • Dışarıdaki bir gözlemci için ışık arka tarafa daha önce ulaşır.
    • Trenin arka kısmı ışığa doğru ön kısmı ise ışığın aksi yönünde hareket eder.
    • Eşzamanlılık bulunmaz!

Son Güncelleme : 03-08-2004 14:22

   
Bu makaleye link ver
Favorilere ekle
Yazdır
Arkadaşına gönder
İlgili makaleler
del.icio.us'a ekle

Okuyucu yorumları  RSS feed Yorum
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

   (0 Oylama)

 

Yorum Sayısı: 16 / 16

...

Yazan:: kenanoglu () Tarih: 04-02-2007 10:44

...

Yazan:: kenanoglu Tarih: 04-02-2007 10:44

fena degil ama eger kabul gorursem bende buraya bir seyler eklemek istiyorum

 

» Yorumu cevapla...

giriş

Yazan:: Cin 13 () Tarih: 10-02-2006 01:52

giriş

Yazan:: Cin 13 Tarih: 10-02-2006 01:52

İngiliz fizikçi James Clerk Maxwell (1831-1879) en ünlü çalışmalarını elektrik üzerine yapmıştır. Faraday gibi Maxwell de “uzaktan etki” kavramına karşıydı. Daha sonraları, bütün elektrik ve manyetik olayları fiziksel hareketleriyle açıklayabilen maddi bir ortam olan “esir” i içeren bir sistem oluşturdu. Bir telden geçen elektrik akımının hızının uzaydaki ışık hızıyla aynı olduğu bulgularını deneylerle doğruladı. Evrenin tümünü dolduran bu homojen,elastiki yapıya esir veya eter adını vermişlerdi .Üstelik esir kavramı Maxwell Alan Kuramıyla Mekanik Kuram arasında bir köprü kurarak, fizikteki birliği de sağlıyordu. 
Esirin gerçekten varolduğunu kanıtlamak amacıyla 1887 yılında Albert Michelson ve Edward Morley, bugün Michelson-Morley deneyi olarak adlandırılan şu deneyi yaptılar.Deneyin mantığı basit idi. Diyelim ki bir gemi ile yolculuk yapıyoruz. Güvertede bulduğumuz bir taşı alır ve geminin ilerleme doğrultusunda fırlatırsak, bu taşın hızı kıyıdaki bir gözlemciye göre geminin hızı + bizim taşı fırlattığımız hız olacaktır. Eğer taşı ters yönde fırlatırsak da, taşın hızı geminin hızı - bizim taşı fırlattığımız hız olacaktır. Bunu günlük hayatta denemek için, hızla gitmekte olan arabanın açık olan penceresinden ileri doğru bir şey fırlatabilirsiniz. Eğer fırlattığınız cismin hızı arabanınkinden küçük ise cisim size geri gelecektir. Michelson ve Morley de aynı şeyi düşündüler. Eğer Dünya, bir esir denizi içinde yüzüyorsa, ışığın hızı, dünyanın yörünge doğrultusunda, kendi hızı (300.000 km/sn) + dünyanın güneş etrafındaki hızı (30 km/sn) olacaktır. Ters yönünde ise 300,000 – 30 km/sn olacaktır. İnterferometre /girişimölçer adını verdikleri alet ile çok hassas ölçümler yaptılar. Büyük bir şaşkınlıkla ölçümlerin tıpa tıp aynı olduğunu gördüler. Bu deneyi onlarca kez, farklı mevsimlerde, farklı yüksekliklerde, sıcaklıklarda tekrarlamalarına rağmen sonuç hep aynıydı. Işığın hızı her zaman, nasıl hareket ederse etsin 300,000 km/sn idi. Hızların toplanması ilkesinden vazgeçilmesi mi gerekiyordu? Ya esir yoktu, ya da ışık esirden etkilenmiyordu. Bu sır 1905 yılına kadar çözülemedi. 
1905 yılında, İsviçre‘ de patent dairesinde çalışan, henüz doktorasını dahi yapmamış, üçüncü sınıf bir memur, “hareket eden cisimlerin Elektrodinamiği Üzerine” adlı makalesinde, mutlak zaman kavramından vazgeçilmesi şartıyla, esire ihtiyaç duyulmayacağını yazdı. 

 

» Yorumu cevapla...

özel görelilik_1

Yazan:: Cin 13 () Tarih: 10-02-2006 01:51

özel görelilik_1

Yazan:: Cin 13 Tarih: 10-02-2006 01:51

Galileo, eğik bir yüzeyde ağırlığı değişik, tahta, kurşun gibi çeşitli cisimlerden toplar yuvarladı. Ağırlığı ne olursa olsun her cismin aynı hızla düştüğünü gördü. Newton, Galileo’nun ölçümlerini kendi devinim yasalarına esas aldı. 
Aristo, cismi iten bir kuvvet olmayınca cismin durağan kalmaya çalışacağına inanıyordu. Durgun cisimler durgun kalmaya, hareketli cisimler de durmaya eğilim gösterirlerdi. Özellikle dünyanın durağan olduğunu düşünüyordu.  
Newton ise “Eylemsizlik İlkesi” adını verdiği ilkeye göre ise cisme etkiyen net bir kuvvet yok ise durgun cisimlerin durmaya, hareketli cisimlerin de hareketine devam edeceğini söyledi. Newton’un bu 1.yasası cismin hareketli olup olmadığını belirlemez. Mekaniksel olarak cismin durgun kalması veya düzgün hareketine devam etmesi arasında bir fark yoktur. Bir koordinat sisteminin hızı sabit yani ivmesi yok ise ona “Eylemsiz Koordinat Sistemi” denir. Hız değişken ise “Eylemli Koordinat Sistemi” denir. Özel görelilik kuramı, bu eylemsiz koordinat sistemlerin göreli hareketiyle ilgilenir. 
İkinci prensibi ise ivmenin kuvvet ile doğru, kütle ile ters orantılı olduğu kuvvet= kütle X ivme’ dir. Üçüncüsü etki-tepki yasasıdır. Son olarak da kütlesel çekim kuvvetini belirleyen yasadır. 
Newton’ un hareket yasaları durağan, bütün gözlemlerimizde başvurduğumuz referans sistemi olarak dünyayı esas almamızı gerektirir. Bu koordinat-referans sistemine “Newton-Galileo referans Sistemi ” denir. Bu sisteme göre, A cismi durağan ve B sabit hızla ilerliyor denilebileceği gibi, B cismi duruyor, A cismi hareketli diyebiliriz. Her iki durumda da deneyler Newton’un yasalarına uyarlar. Birini diğerine tercih etmek için bir neden yoktur. Buna “Galileo veya Newton görelilik kuramı” denir. Bu ilkeye göre, “Mekanik yasaları, bir koordinat sistemi için geçerli ise, o koordinat sistemine göreceli olarak “bir biçimli”, düzgün hareket eden başka bir koordinat sisteminde de geçerlidir.”. 
İngiliz filozofu John Locke şöyle demişti: “Satranç taşları koyduğumuz yerlerinden başka yerlere oynatılmadığı sürece, biz onların yerlerini koruduklarını veya hareketsiz kaldıklarını söyleyebiliriz, hatta o sırada satranç masası yan odaya taşınmış olsa bile. Hatta, satranç tahtası bir gemi odasında hareketsiz durdukça, onun hala hareketsiz olduğunu söyleyebiliriz. Gemi hareket etse bile, dünya dönmeye devam etmektedir.”  
Düzgün olarak hareket eden bir tren vagonunun penceresinde durup,yere,fırlatmadan bir taş bırakıyorum.Sonra hava direncini hesaba katmadan aşın düz bir çizgi çizerek üştüğünü görüyorum.Kenarda bizi izleyen bir yaya ise taşın bir parabol çizerek yere düştüğünü görüyor.Soru şu: Acaba taşın düşerken geçirdiği konumlar gerçekte bir düz çizgi mi,yoksa bir parabol mü oluşturuyor? Daha da ötesi,burada uzayda hareket ile ne demek isteniyor? 
Her noktası hareketli bir evrende herkes için değişmez, Mutlak Bir Referans Sistemi bulamayız. Biz kendimizi sabit bir referans-başvuru noktası olarak görebiliriz. Bizim yaşadığımız anın herkes için aynı olduğunu düşünürüz. Oysa, bizim koordinat sistemimiz de başkaları için görecelidir. 

 

» Yorumu cevapla...

özel görelilik_2

Yazan:: Cin 13 () Tarih: 10-02-2006 01:48

özel görelilik_2

Yazan:: Cin 13 Tarih: 10-02-2006 01:48

Şu soruların cevabını arayalım: 
1. Eğer fiziksel bir olayın tanımı başka bir koordinat sistemine transfer edilirse, bu olayı tanımlayan denklemler nasıl değişir? 
2. Newton’ un hareket yasaları her hızdaki sistemlerin hareketini tanımlayabilir mi? 
Bu sorulara cevap verirken iki zorlukla karşılaşıldı. 
1. Elektromanyetik kuram denklemlerinde doğru bir dönüşüm mümkün değildir. 
2. Bu dönüşümler Newton mekaniğinde çok yüksek hızlarda hareket eden sistemler için, örneğin ışık hızına yaklaşan cisimlerde doğru sonuç vermemektedir. Işık hızının 0.9 katı hızla hareket eden cimcin enerjisini dört katına çıkarttığımızda, klasik mekaniğe göre cismin hızının ışık hızının 1.8 katı olması gerekir. Ancak, en küçük parçacıkların bile bu hıza yaklaşabildiği gözlenmemiştir. 
Gösterilebilir ki eylemsiz bir referans sisteminden diğerine geçildiğinde Newton yasaları değişmez (invaryant) kalır. Fakat aynı şey elektromanyetik kuram yasaları için doğru değildir. Bunun doğru olmadığı Gauss, Faraday, Ampere yasaları için ayrı ayrı gösterilebilir. Fakat daha kolay bir yolu tercih edelim. Elektromanyetizma yasaları ışığın her yönde ilerleme hızının, kaynaktan bağımsız olarak, olmasını gerektirir. Burada ve boşluğun dielektrik ve manyetik geçirgenliği adı verilen sabitlerdir. Buna göre elekromanyetizma yasaları eylemsiz referans sisteminde geçerli ise ışığın her yöndeki hızı sabit olmalıdır. Hollandalı astronum Williem De Sitter (1872-1934) ışığın yayılma hızının,kaynağın hızından bağımsız olduğunu göstermiştir. 
Newton yasaları Galileo dönüşümleri altında değişmez olarak kalırken Maxwell denklemlerinin bu dönüşümler altında değişmez olmadığı görülür. 
O halde, Galileo dönüşümlerinden farklı bir dönüşüm ile hem mekaniksel hem de Maxwell denklemleri değişmez olarak elde edilmelidir. Bu nedenle Newton mekaniğinin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. 
Einstein, bunlara cevap verebilmek amacıyla kuramına iki önerme ile başladı. Bunlar: 
1. Birbirine göre sabit hızlarla hareket eden bir referans sisteminden diğerine geçildiğinde, fizik yasaları değişmez kalır. Bu önerme, evrensel, mutlak bir referans sisteminin var olmadığını ifade der. Yani mutlak hareket diye bir şey söz konusu değildir. 
2. Tüm eylemsiz referans sistemlerinde ışığın boşlukta yayılma hızı, ışık kaynağının ve gözlemcinin hareketinden bağımsız ve sabittir. Bu önerme, Michelson – Morley deneyinin kuramsal ifadesidir.  
Newton mekaniğinin matematiksel yapısını Galileo kurmuştu. Özel göreliliğin de matematiksel yapısını Hollandalı fizikçi Hendrik Antoon Lorentz (1853-1928) kurmuştur. 

 

» Yorumu cevapla...

özel görelilik_3

Yazan:: Cin 13 () Tarih: 08-02-2006 14:28

özel görelilik_3

Yazan:: Cin 13 Tarih: 08-02-2006 14:28

Klasik fizikçi yalnız üç boyutu, uzay dönüşümünü dikkate alır.zaman dönüşümünü dikkate almaz. Çünkü, zaman nasıl olsa mutlaktır. Her gözlemci için aynı zaman vardır diye düşünür. Oysa, görelilik kuramına göre, zaman da uzay gibi değişir. 
Newton’ un mutlak zaman kavramına daha o yıllarda Leibniz eleştirmiş, “zamanın başlı başına var olmayıp, olaylarla birlikte ortaya çıktığını” ileri sürmüştür. Bu gibi örnekler zamanın göreliliğini gösterir. İnsanın, “şu an”, “şimdi”, “aynı anda” dediği şeylerin tüm evren için geçerli olmadığı anlaşılır. Böylelikle, her cismin ya da koordinat sisteminin kendi özel zamanı olacaktır. Kişiye özel zaman!. 
Görelilik kuramı, elektrodinamiğin dayandığı,önceleri birbirinden bağımsız varsayımların şaşırtıcı varsayımların şaşırtıcı bir şekilde basitleştirilmesi ve genelleştirilmesi yoluyla elektrodinamikten geliştirilmiştir. 

 

» Yorumu cevapla...

anlamadım

Yazan:: behestisahin () Tarih: 20-11-2005 18:30

anlamadım

Yazan:: behestisahin Tarih: 20-11-2005 18:30

ben bundan anlyamadım.İnşallah bi gün bu dersi alınca aaa eveeet ben bunu bi yerden hatırlıyorum derim

 

» Yorumu cevapla...

...

Yazan:: nilsuonal () Tarih: 18-11-2005 16:38

...

Yazan:: nilsuonal Tarih: 18-11-2005 16:38

çok basit anlatılmış ayrıca detaya ihtiyaç var ama genede eline sağlık emek herzaman değerlidir

 

» Yorumu cevapla...

...

Yazan:: canbula () Tarih: 23-10-2005 00:56

...

Yazan:: canbula Tarih: 23-10-2005 00:56

çok eksik..bunun kimseye bir yarar sağlayacağına inanmıyorum

 

» Yorumu cevapla...

...

Yazan:: tugba34 () Tarih: 16-10-2005 01:37

...

Yazan:: tugba34 Tarih: 16-10-2005 01:37

sadece temel bilgi verilmiş.daha ayrıntılı bilgi lütfen :?

 

» Yorumu cevapla...

...

Yazan:: candancanan () Tarih: 09-07-2005 21:21

...

Yazan:: candancanan Tarih: 09-07-2005 21:21

çok yüzeysel anlatılmış :cry

 

» Yorumu cevapla...

fizikçi yorumu

Yazan:: Misafir () Tarih: 16-05-2005 15:54

fizikçi yorumu

Yazan:: Misafir Tarih: 16-05-2005 15:54

fena değil.

 

» Yorumu cevapla...

...

Yazan:: Misafir () Tarih: 02-05-2005 20:29

...

Yazan:: Misafir Tarih: 02-05-2005 20:29

ışıkta ve parçacıkta ikilem açıklanmamış

 

» Yorumu cevapla...

...

Yazan:: Misafir () Tarih: 30-04-2005 16:32

...

Yazan:: Misafir Tarih: 30-04-2005 16:32

derste inanın bundan daha detaylı gördük daha fazla bilgiler bekliyrdum :?

 

» Yorumu cevapla...

güzel ama yetmez

Yazan:: Misafir () Tarih: 17-04-2005 13:35

güzel ama yetmez

Yazan:: Misafir Tarih: 17-04-2005 13:35

arkadaşa katılıyorum.tren paradoksu çok yüzeysel ele alınmış.genişletilmeli. :roll

 

» Yorumu cevapla...

...

Yazan:: Misafir () Tarih: 16-04-2005 08:33

...

Yazan:: Misafir Tarih: 16-04-2005 08:33

cok eksik hemde tuz ustu gecilmiş

 

» Yorumu cevapla...

bence eksik

Yazan:: Misafir () Tarih: 14-04-2005 14:00

bence eksik

Yazan:: Misafir Tarih: 14-04-2005 14:00

çok güzel bilgiler var ama bence fazla detaya inmemişsiniz :?

 

» Yorumu cevapla...

Yorum Sayısı: 16 / 16



Yorumunuzu ekleyin
Sadece kayitli kullanicilar bir Makaleyi yorumlayabilir. Lütfen ücretsiz üye olun veya giriş yapın.


mXcomment 1.0.7 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
< Önceki   Sonraki >


ÖSS Soru ve Cevapları
1988 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1989 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1990 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1991 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1992 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1993 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1994 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1995 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1996 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1997 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
1999 - 2006 ÖSS Fizik Soru ve Cevapları
Anket

   Sizce evrenin sonu nasıl olacak?

  Büyük bir çöküm olacak. Evren kendinin üstüne çökecek

  Büyük bir patlama! Evren sonsuz bir şekilde genişlemeye başlayacak

  Birden fazla evren var. Hepsinin ayrı bir sonu olacak

  O kadar uzun yaşamayacağım için umrumda değil!!

  Bunlardan hiçbiri değil, daha farklı bir şekilde

  Hiç fikrim yok

Sonuçlar

Forumdan Son Yazılar
Popüler
Reklam Alanı

Oyunlar
Cep Telefonları

Son Eklenenler
  Yayın Politikası - Gizlilik İlkesi - Reklam ve Proje Birlikteliği
© 2003 - 2008 onlinefizik.com Fizik Sitesi ve Fizik Eğitimi Sitesi
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kaynak göstererek dahi kullanılamaz.
Yukarı Çık