| Yazan: Hüsnü Aslan,
Tarih: 29-02-2008 17:12
|
Okunma Sayısı : 1366  |

Dünyada milyonlarca kadın, gününün yaklaşık 4 saatini su taşıyarak
geçiriyor. 1 litre atık su 8 litre tatlı suyu kirletiyor. Kirli sular
yüzünden yılda 250 milyon kişi hastalıklara yakalanıyor ve 1 milyon 800
bini çocuk olmak üzere 5 milyon insan ölüyor.
AKSARAY - 20-23 Ekim 2008 tarihleri
arasında Aksaray’da Jeoloji Mühendisliği Bölümü tarafından
“Su-Enerji-Sağlık Sempozyumu” düzenlenecek. Sempozyumda Türkiye’nin su
ve suya bağlı enerji potansiyelinin verimli kullanımı değerlendirilecek.
Aksaray Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği
Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Afşin 20. yüzyılda dünya nüfusunun 19.
yüzyıla oranla 3 kat, su kaynaklarının tüketiminin ise 6 kat arttığını
söyledi. Afşin, “Dünyada milyonlarca kadın, gününün yaklaşık dört
saatini su taşıyarak geçiriyor. Bir litre atık su 8 litre tatlı suyu
kirletiyor. Kirli sular yüzünden yılda 250 milyon kişi hastalıklara
yakalanıyor ve bunların 1 milyon 800 bini çocuk olmak üzere 5 milyonu
ölüyor. Su sıkıntısı, su kaynaklarının azlığına değil, suyun adaletsiz
dağılımına bağlı ve bu sorun şimdilik çoğunlukla yoksulları
etkilemektedir. Ulusal ve küresel eylem planlarıyla milyonlarca insanın
hayatı kurtarılabilir” dedi. Türkiye’nin 110 milyar metreküp
kullanılabilir su potansiyeline ve 26 su havzasına sahip olduğunu
vurgulayan Afşin, “önemli havzalardaki bilinçsiz su tüketiminin, soğuk
ve sıcak su kaynaklarını olumsuz etkilediğini söyledi. Afşin,
Su-Sağlık-Enerji Sempozyumu’nun amacının Türkiye’nin su ve suya bağlı
enerji potansiyelinin verimli kullanımını değerlendirmek, giderek
yaygınlaşan su sorununun nedenlerini Orta Anadolu’yu baz alarak
ayrıntılı şekilde belirlemek ve çözüm önerileri sunmak, jeotermal
kaynakların sürdürülebilir kullanımını, suyun insan sağlığına
etkilerini ve ülke ekonomisine sağlayacağı yararları vurgulamak
olduğunu sözlerine ekledi.
JEOTERMAL ENERJİMİZİN YÜZDE 5’İNİ KULLANIYORUZ Yılda
9 milyar dolarlık ekonomik kazanıma eşit jeotermal enerji
potansiyeliyle dünyada 7. sırada yer alan Türkiye’nin mevcut
potansiyelinin yüzde 5’ini kullandığı bildirildi. Afşin,
yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin, fosil
yakıtlara göre temiz, çevre dostu ve yerli olduğunu söyledi. Yağmur
ve kar sularının, yer altındaki jeotermal rezervleri besleme koşulları
devam ettiği sürece jeotermal enerjinin bitmeyeceğini vurgulayan Afşin,
“Yer kabuğunun derinliklerinde biriken ısının oluşturduğu sıcak su,
buhar ve gaz, elektrik enerjisi üretimi, endüstri, merkezi
ısıtma-soğutma, seracılık, balık çiftlikleri, kaplıca gibi çok farklı
alanlarda kullanılmaktadır” dedi. Türkiye’nin jeotermal enerji
potansiyelini yeterince değerlendiremediğini ifade eden Afşin, şunları
kaydetti: “Yılda 9 milyar dolarlık ekonomik kazanıma eşit jeotermal
enerji potansiyeliyle dünyada 7. sırada yer alan Türkiye, mevcut
potansiyelinin yüzde 5’ini kullanıyor. Ülkemizde sıcaklığı 40°C’nin
üzerinde değerlendirilebilecek 170 adet jeotermal sahadan beşi elektrik
üretimine, diğerleri de doğrudan ısıtmaya, sanayi uygulamalarına,
sağlık ve termal turizme uygundur.” Kaynak:AA
Son Güncelleme : 29-02-2008 17:27
|