Birincisi evren Big Bang ile yaratılmamıştır. İkincisi ise evren genişlemiyor.
maalesef geçmişteki birçok bilim amdamı bu konuda yanılmıştır. Zira evren madde değil mekandır ve o mekanın içinde madde oluşuyor.!
Maddenin hareketi ile evren genişliyor dersek evrenin ne olduğunu bilmiyoruz demektir.
Evren enerji ile dolu olan bir mekandır ve o enerjinin sadece yüzde birlik bir kısmı maddeye dönüşmüştür. Aksi halde evrende pek boşluk olmadı. Oluşan bu yüzde birlik madde de koca evrene bir etki yaparak evreni genişletmez. Bunu savunmak evrenin ne olduğunu bilmemektir.
Nasıl okyanus su ile dolu olan bir mekan ise, evren de enerji ile dolu olan bir mekandır.
Nasıl okyanusta oluşan canlı sürülerinin hareketleriyle ve oradan oraya dolaşıp birbirlerine yakınlaşıp veya uzaklaşmalarıyla okyanus büyüyüm genişlemiyorsa veya büzüşmüyorsa, evren de içinde oluşan galaksi ve yıldız kümelerini hareketi ve oradan oraya dolanıp durmalarıyla genişlemez veya büzüşmez.
Madde alemini evren sananlar bu yüzden oluşumların hareketinden yola çıkarak evrenin genişlediğini idda ederler.
Big Bang'i ortaya atanlar da sırf ateist bilim adamlarının ezeli ve ebedi evren teorilerini çürütmek ve bu yolla da allah'ın varlığını ispat etmek istemeleridir. Bu yüzden büyük bir hata ve yanılgıyla yola çıkarak Big Bang'i ortaya attılar.
Şimdi sorarım sizlere?
Big Bang evreni mi yoksa maddeyi mi oluşturmuştur?
Evren bir mekandır Big bang ile oluşamaz. Madde ise enerjidir ve enerjinin yoğunlaşıp şekillenerek somutlaşıp görünür hale gelmesi için de Big bang'e gerek yoktur bunu karadelikler yapabilirler. Ki, yapmışlardır ve de yapmaktadırlar.
Bu yüzden kimse çıkıp Big bang'ı veya Evrenin genişlediğini savunmasın.
1987 yılında 3 c 226.1 adı verilerek keşfedilen ve bizden 12 milyar ışık yılı uzaklıkta olup 1 milyar yıldızdan oluşan bir galaksi keşfedilmiştir. Bu galaksinin varlığı Big Bang'i çürütmeye yeterlidir.
Nasıl derseniz;
Bulunduğumuz yerin Büyük Patlamanın başladığı alan olarak düşünürsek, patlamanın şiddetiyle enerji 12 milyar yılda o uzaklığa gitmiştir ve orada 1 milyar yıldızdan oluşan bir galaksiye dönüşmesini de 5 milyar yıl olarak kabul edersek ve de oluşan bu galaksinin ışığının bize ulaşma süresi de 12 milyar yıl olduğuna göre 29 milyar yıllık bir süre söz konusu olur ki bu Big Bang'i çürütmeye yeterlidir.
Şimdi sanırım az çok neden itiraz ettiğimi anlamışsınızdır.
Ayrıca TÜBİTAK Popüller Bilim Kitapları serisinin EBREN kitabının 8 sayfasındaki Glaksiler konulu yazıda bilinen en uzak kuasar yaklaşık 15 milyar ışık yılı uzaklıktadır diye yazmaktadır. ( inanmayanlar bakabilirler ) Bu durumda da Big Bang yine gerçekliğini yitirir. Zira yine bizim bulunduğumuz alanda Büyük Patlama oluştuğunu ve maddenin ışık hızındaki seyahatiyle 15 milyar ışık yılı uzaklığına gittiğini ve orada da 3 milyar yılda o kuasar'ı oluşturduğunu ve de o kuasar'ın ışığının da bize 15 milyar yılda geri geldiğini hesaplarsak 33 milyar yıl eder ki bu da Big Bang'i fazlasıyla çürütür ve hatta darma dağın eder.
Evreni anlamak konusunudaki yaklaşımınızın idolojik olduğu fikrine katılmıyorum. Aksine Tanrının varlığını big Bang teoremi ile açıklamaya çalışanların yaklaşımının daha ideolojik olduğunu görüyorum. Tanrının varlığını madde ile açıklamak yada ispatlamak aslında bizi yanılgılara götürür. Evrenin bütün sırlarını açıklığa kavuşturmadan tanrının varlığı yada yokluğu ispatlanamaz. Zaten (bana göre)olması gereken de budur. Diğer tarafantan Sürekli değişim teorisi evreni kavrama için bana daha akılcı geliyor. belki de bir çok evren ve birçok big bang var ve var olacak.
makaleyi çok yanlış ve hatalı buldum. Ne
Yazan:: ALPAREX () Tarih: 07-03-2006 14:35