Çanakkale Savaşı münasebetiyle bir öz eleştiri
Çanakkale, anlatılmaz ki anlatmaya çalışsam. Ağlasam, haykırsam ne fayda!
Çanakkale, anlatılamaz… Beceremem sözleri peşi sıra dizmeye…
Çanakkale, işte göğsümde bir sızı! Boğazımda bir boğukluk…
Çanakkale, yetmez nefes O’nu anlatmaya…
Mehmet’im, atam! Çanakkale.
Çanakkale içinde aynalı çarşı…
Ana ben gidiyom düşmana karşı, of gençliğim eyvah!!!
Çanakkale içinde bir uzun selvi…
Kimimiz nişanlı kimimiz evli, of gençliğim eyvah!
Çanakkale içinde vurdular beni…
Ölmeden mezara koydular beni, of gençliğim eyvah!
…
Üzerine neler konuşulur bilemiyorum ama umarım ki bir çoğumuz biliyoruzdur düşmana karşı hangi şartlarda savaşıldığını, umarım ki sadece Çanakkale’yi hatırlamıyoruzdur, Yemen’de savaştık, Makedonya’da, Galiçya’da, Doğu’da Erzurum’da Kars’da Bitlis’te… Birinci Dünya Savaşı idi yaman bir harpti, yoksulduk, kirli sulardaydık çekiliyorduk çamura, patlak vermişti cihanda harb-i beşer!!! Dostlar mermi yoktu, atalarımız imanı ile göğüs göğüse çarpıştı, koskoca bir alay sadece zaman kazanabilmek için can verdi halbuki vatanı kurtardı onlar gibi kaç alay, kaç Mehmet!!! Onlarla şereflenmek, onlardan bahsederken göğsümüzü kabartmak iyi de ya onları anlamak? ya onlar gibi yaşamak…
Vatan bize emanet bırakıldı, şimdi biz ödünç aldık gelecek nesillerden. Farkında mıyız? Mustafa Kemal, ey Türk Gençliği diye seslendi de kulak astık mı? 80 yıldır kulak asmamışız… Ya bundan sonra bizler? Kulak asmamaya devam mı edeceğiz?
Kusura bakmayın ama bizler böyle devam edersek emanet edebileceğimiz bir Türk bayrağı bile olmayacak. Kusura bakmayın ama adlarımız bile silinecek bu topraklardan belki…
Halbuki bize sadece toprak değil, bir ruh da emanet edilmiş. Adına ne koyarsanız koyun ama bir amaç, bir usul, bir ruh miras edilmiş… Ben Çanakkale ruhu diyorum başkası başka bir şey der ama bırakılan emanet her şeyden önemli… Atam, ben daha rahat yaşayım diye kanını akıttı bu topraklarda, Atam sen ben bizler ezanlar dinmesin diye, bu bayrak dalgalansın diye kan akıttı!!! Ya sen ya ben ya biz ne yaptık, ne yapıyoruz, ne yapacağız?
Sen de mi canını vereceksin ha kardeşim, sen de mi kanını akıtacaksın bu mübarek topraklara!!! Bilmez misin kardeşim, o çağda kanını akıtanın dı zafer! Şimdi kanını akıtsan da canını versen de ne fayda! Görmez misin Mustafa Kemal’imin işaret ettiklerini, görmez misin? O muassır medeniyetleri işaret ederken, onun bunun örfünü, giyimini kuşamını değil aklı,ilmi işaret ediyordu… Çocuklar, gençler bu yüzden okumalıydı, bizler bu yüzden okullarda okumalıydık… Fikri gelişme ile bu ülkeyi kalkındırmak için. Var ya aramızda bazıları derler, bu ülkeyi sen mi kurtaracaksın diyenler, işte amaç buydu herkes tek tek bu amaç için çalışmalıydı. Çünkü cephede o koç yiğitler bu ülkeyi kurtarıyordu tek tek canını vererek… Çünkü o koç yiğitler kanını akıtıyordu da bu toprağa yeni bir gelecek filizlensin diye, sen ben ezanını dinleyesin diye, bu şanlı bayrak dalgalansın diye!!! Ya sen, ya ben ya bizler bir kalem, bir kağıt bakmak vardı nice ufuklara… 80 yıldır uyumuşuz kardeşler… 80 yıldır durduğumuz yerde durmuşuz kardeşler… Atamın kanı boşa gitmesin, atamın canı sızlamasın bu hâlimize!!!
“Uyku gaflet basmış uyanamirem, uyanamirem…”
Güncemde yayınladım, sizlerle de paylaşmayı uygun gördüm başka başka öz eleştiriler olur diye...
http://www.kuark.org/atmaca/?p=148