Gece (Yetkili)
Yetkili
Gönderiler: 333
|
|
Cevapla:Sözlük 1 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 72
|
|
Off belim belim. Neyse makarna vakti gelmiş. Bugünlük sanırım son parti bu.
NÜKLEER FÜZYON: Hafif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır bir çekirdek oluşturmalarıdır. 10 milyon Kelvin sıcaklıgının üzerindeki yıldızların merkezlerinde gerçekleşir.
NÜKLEON: Proton ve nötronlara verilen isimdir.
OLAY UFKU: Bir karadeliğin etrafını kaplayan ve kaçış hızının ışık hızına eşit oldugu hayali bir yüzeydir. Yüzeyin içinde kaçış hızı ışık hızından fazla oldugundan hiçbir şey oradan dışarı çıkamaz. Karadelik dönmüyorsa olay ufku bir küre şeklinde olur. Dönüyorsa olay ufkunun ortası şişer ve orada bir ekvator şekillenir.
OMEGA POİNT: Büyük çökmenin diğer bir ismidir.
OZON: Birbiri ile birleşmiş üç oksijen atomundan oluşur. Dayanıksız bir gaz olan ozon, morötesi radyasyon veya havadaki oksijenin elektriksel boşalması ile meydana gelir. 10-50’nci kilometreler arasındaki stratosfer tabakasında Güneş’ten gelen radyasyonla devamlı olarak üretilir.
PANGAE: 200 milyon yıl önce, şimdi birbirinden ayrılmış durumda bulunan, tek bir kıtadır.
PARALEL EVRENLER: Birbirinin içine geçmiş oldugu varsayılan evrenlerdir.
PARADOKS: Çelişkili ve aykırılık anlamındadır.
PARALAKS: Bir yıldızın iki farklı noktadan gözlenmesi sırasında görülen yön farkıdır.
PARÇACIKLAR: Proton, nötron, elektron, foton, nötrino gibi, bir atomdan daha küçük boyutlardaki ve onu oluşturan nesnelerdir.
PARÇACIK AKSELERATÖRÜ: Elektromıknatıslar kullanılarak, hareket eden yüklü parçacıkların enerjilerini arttırarak hızlarını yükselten makinedir.
PARİTE: Bir görüntünün ayna görünüşüne çevrilmesidir. Zayıf nükleer kuvvet parçacıklarının etkileşimlerinde parite saklı degildir.
PARLAKLIK: Mutlak sıfırın üzerindeki sıcaklıklarda cisimlerin çıkardıkları elektromanyetik radyasyon dalgalarıdır.
PARSEK: Gökcisimlerine ait bir uzaklık birimi olup, 1 parsek 3,26 ışık yılı (3,08x10^13km)’dir.
PERİYOD: Bir olayın veya fonksiyonun kendini yenileme sürecidir.
PHOTINO: Fotonun süpersimetrik ikizidir.
PIEZOELEKTRİK: Kuartz ve benzeri kristallerin özelliğinden dolayı bir mekanik basınç altında üretilen voltaj olup, saatlerde ve bilgisayarlarda kullanılmaktadır.
PLASMA: Elektronların atomlarından ayrıldıgı, geride pozitif yüklü iyonları kaldıgı maddenin sıcak halidir. Yıldızların merkezindeki bütün madde plasma şeklindedir. Dejenere madde de denir.
POLARİZASYON: Elektromanyetik ve gravitasyonel dalgaların iki komponente sahip olma özelliği olup, biri bir yöne , diğeri ise farklı bir yönde titreşir. Radyasyon dalga düzlemleri polarizasyonda döner.
POLARİZE IŞIK: Polarizasyondan birinin tamamen yok oldugu ışık dalgaşarıdır.
POZİTRON: Elektronun karşıtı olan, pozitif yüklü anti-maddedir.
POTANSİYEL ENERJİ: Bir cismin pozisyonu sonucu çıkardıgı enerjidir. Yukarıda duran bir cisim aşağıdakine göre daha fazla gravitasyonel potansiyel enerjisine sahiptir. Yukarıdaki cisim aşağıya düşerken potansiyel enerjisi önce kinetik enerjiye, sonra cisim yere carpınca, ısı enerjisine dönüşür. Yukarıdaki cisme potansiyel enerji, onu yukarı çıkaran kişi veya mekanizmanın yapmış oldugu işten gelir. Gravitasyonun dışında , elektrik yükü ve manyetik alanlarla ilgili potansiyel enerjiler de vardır. Pil ve zemberek gibi.
PROTON: Atomu oluşturan parçacıklardan biridir. Baryon ailesinden olup, 1 birim pozitif yüke, yaklasık 1 milyar eV (1,67x10^-24gram=939 MeV) kütleye sahiptir. 10^32 yıllık ömrü ile evrenin en dayanıklı parçacıgıdır.
PULSAR: Çok büyük hızlarda dönen ve periyodik sinyaller çıkaran nötron yıldızlarıdır.
RADYASYON: Parçacıklar veya dalgalarca taşınan enerji.
RADYO ASTRONOMİ: Evrenin radyo dalgaları ile incelenmesidir.
RADYOAKTİF BOZUNMA: Dayanıksız bir atom çekirdeği veya bir parcacıgın bir veya daha fazla parcaya ayrılması ve sonunda dayanıklı bir çekirdek veya parçacıga dönüşmesidie. İki ana türü: Alfa ve Beta bozunumlarıdır. Bozunma yarı ömrü denen özel bir zaman diliminde gerçekleşir. Bozunma süresince elektromanyetik radyasyon şeklinde bir enerji dışarı çıkar. Tipik bir Beta bozunmasında, bir nötron bir proton, bir elektron ve bir nötrinoya dönüşür. Kuark ve elektron bozunmazlar. Bunların dısındaki her sey sonunda ya bir kuarka veya elektrona bozunacaktır. En kararlı parçacık olan proton bile sonunda bir pozitron ve bir piona bozunur.
RÖLATİVİTE: Işık hızının, kaynagının gözlemcinin hareketlerine baglı olmadıgı ve onun evrensel bir degismez oldugu varsayımına dayanan kuramlar toplulugudur.
ÖZEL RÖLATİVİTE: 1905’te Einstein tarafından bulunan uzay-zaman içindeki olayları açıklayan teoridir.
GENEL RÖLATİVİTE: Einstein’ın, gravitasyonu egrilmis ve bükülmüs uzay-zaman olarak belirten yasasıdır.
RÖLATİVİSTİK MEKANİK: klasik mekaniğin revize edilmiş şekli olup, ışık hızına yakın hızlarda giden cisimleri inceler. Einstein tarafından özel rölativite teorisi ile geliştirilen bu mekaniğe göre, hızlar kaç defa birbirine eklenirse eklensin ışık hızından büyük bir hız elde edilemez.
RENKLİ YÜK: Kuantum kromodinamigi teorisine gör, kuarklar vegluonlar arasında bulunan ve onlar tarafından tasınan yüktür.
SAKLI ISI: Sıcaklığı yükseltmeden, katıları sıvı, sıvıları da buhar haline getiren veya 0 derecedeki buzun 0 derecede su haline gelmesi için gereken ısıdır.
SALINIM: Gökcisimlerinin, merkezlerini birleştiren dogru üzerindeki bir çekim merkezi etrafında dönerlerken belli zamanlarda yaptıkları bir titreşim hareketidir.
SANAL SAYI: Kendileri ile çarpılınca negatif sonuc veren sayılardır.
SANAL ZAMAN: Kuantum mekaniğinin kütlesel çekim ile birleşmesinden ortaya çıkan zaman kavramıdır.
SANTRİFÜJ KUVVETİ: Bir dairesel hareket yapan cismi dışarı iten kuvvettir.
SEBEPLİLİK: Neden ve sonuc arasındaki bagıntıdır.
SERA ETKİSİ: Atmosferdeki karbondioksitin Güneş ışığının bir kısmını tutması olayıdır.
SERBEST DÜŞME: Sadece gravitasyonun etkisi ile hareket eden ağırlıksızlık durumudur. Damdan düşen bir insanın düşüşü gerçekte bir serbest düşme değildir. Çünkühavanın direnci onun hareketini etkiler. Güneş etrafında dönen Dünya veya yıldızlar arasında bir tahrik olmaksızın yol alan gemi serbest düşme yapar. Dünya etrafında dönen gemidekiler keza agırlıksız olup serbest düşme yaparlar. Serbest düşmede gravitasyon kuvveti serbest düşen cismin hızlanması ile yok edilir. Dünya etrafındaki bir yörüngede dönenler serbest düşme içinde olup, Dünya’ya düşmezler.
SERBEST UZAY: Gravitasyon ve elektrmanyetik alanların dısında bulunan, içinde madde olmayan, mutlak sıfır sıcaklığında izafi bir bölge olup, ışık serbest uzay içinde maksimum hızda yol alır.
SES: Bir ortam içinde moleküllerin titresimidir.
|
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Gece (Yetkili)
Yetkili
Gönderiler: 333
|
|
Cevapla:Sözlük 1 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 72
|
|
Makarna pişinceye kadar;
SICAKLIK: İçinde hızlı hareket eden atom e moleküllerin bulundugu bir cisimdeki ısı miktarının ölçüsüdür. Elektromanyetik radyasyonun da bir sıcaklıgı mevcut olup bu radyasyonun ne kadar enerjik oldugunu gösterir. Bu sıcaklık cisim içindeki farklı dalga boylarındaki fotonların sayısı ile ilgilidir. Cisimler arsında bir ısı akışı yoksa sıcaklık farkı da olamaz. Isı akşındaki ölçüm büyüklüğü sıcaklık farkını da artırır. Isı daima sıcaktan soğuğa doğru akar. Soğuktan sıcağa ısı akışı olamaz.
SICAK KARANLIK MADDE: Big bang sırasında ortaya çıkmış, ışık hızına yakın hızlarda yol alan, baryonik olmayan parçacıklardır. Bazı modeller, HDM’lerin evrenin bütün kütlesinin üçte birini oluşturdugunu belrtir. Nötrinoların bir kütlesi bulunuyorsa onlar HDM olarak düşünülebilir.
SIFIR HAREKETSİZ KÜTLELİ NESNE: Kütlesi olmayan parcacıklardır.
SİBERNETİK: Cisimler ve hayvanlar arasındaki kontrol ve haberleşme bilimidir.
SİHİRLİ SAYILAR: Çekirdeğinde 2, 8, 20, 28, 50, 82 ve 126 adet nötron ve proton bulunan atomların özellikle dayanıklı odugunu belirten sihirli sayılardır.
SİLİKON: Atomlarından elektron koparmak için çok küçük enerji gerektiren yarı iletken bir malzeme tipidir.
SİMETRİ: Sistem biçimini değiştirince değişmeyen fiziksel sistemin bir özelliğidir. Örnek olarak, bir küre simetrik bir sistem olup, dönünce simetrisi değişmez.
SİMETRİK ZAMAN: Sonucun önce, sebebin ise sonra geldiği zaman düşüncesidir.
SİYAH CİSİM: Üzerine düşen her dalga boyundaki radyasyonu soğuran, akkor halinde ısıtılınca devamlı bir görünür ışık spektrumu çıkaran teorik cisimdir. Yıldızlarda birer siyah cisim gibidirler.
SİYAH CİSİM RADYASYONU: Bütün dalga boylarını ihtiva eden, sıcaklıkla değişen enerjiler çıkaran, bir siyah cisim tarafından yayılan elektromanyetik ışınımdır. Sıcaklık yükseldikçe ışınım dalga boyu kısalır, sıcaklık azaldıkça dalga boyu uzar.
SİYAH CÜCE: Bütün yakıtını tüketerek demir haline gelmiş, enerjisi bitmiş soğuk ve karanlık yıldız.
SNEUTRİNO: Nötrinonun süpersimetrik ikizidir.
SOGUK KARANLIK MADDE: Işık hızına göre daha yavaş yol alan paçacıklardan oluşan , baryon olmayan karanlık maddenin hipotetik şeklidir. Evren maddesinin %99’una kadar ulaşabilir ve zayıf etkileşen büyük parçacıklar (WIMP) da denir.
SPEKTRUM: Bir kaynaktan çıkan elektromanyetik radyasyonun dalga uzunluğu bakımından gücünün ifadesidir. Gökkuşağı veya spektrumdan geçirilen görünen ışığın spektrumu en belirgin örneklerdir. Beyaz ışık dalga uzunluklarının bir karışımıdır. Gözle görülebilen spektrum renkleri kırmızıdan itibaren portakal, sarı , yeşil , mavi , mordur. Spektrum, morötesi ve kızılötesinin arkalarına kadar uzanır. İnsan gözünün göremediği radyasyonlar radyo teleskopu gibi cihazlarca kaydedilir. Optik spektrumun farklı renklerle bölümlerine ayrıldıgı gibi, spektrum radyo dalgalarından başlar, mikrodalgalar, kızılötesi, görünen ışık, morötesi, X-ışınları ve gamma ışınları şeklinde devam eder.
SPEKTROSKOPİ: Işıklarını inceleyerek yıldızların özelliklerini incelemektir. Görünen ışıkla ilgilenir. Ayrıca diğer elektromanyetik radyasyonun dalga uzunlugu, parcacıklar arasındaki enerji dağılımının ölçümlerini de içine alır. Astrofiziğin en önemli aracıdır. Her elementin atomu kendi özel spektrumunu üretir. Atomlar ışık şeklinde enerji çıkarınca veya sogurunca bunları belli dalga boylarında yaparlar. Atomlar bu işi çekirdeğin etrafındaki elektronları kanalı ile geçekleştirirler. Elektronlar bir alt yörüngeye, yani daha düşük enerji durumuna inince bir foton cıkarır. Bir üst yörüngeye çıkmak için bir foton sogurur. Bu yolla, atom foton cıkarır ve alır. Çıkarırken spektrumda parlak çizgiler, sogururken de karanlık çizgiler yaratır. Bu çizgilerin incelenmesinden o cismin sıcaklıgı, malzemesi , hareketi, hızı, dönüşü vs anlaşılabilir.
SPİN: Parçacıkların esas özelliklerini gösteren, onların kendi eksenleri etrafında dönmesidir. Her parçacık bir enerji seviyesinde belli bir spine sahip olup, kuantum mekaniğine göre spin, ya bir tam sayı il Planck sabitinin çarpımına veya bir tam sayının yarısı ile Planck sabitinin çarpımına eşittir.
SQUARK: Kuarkın süpersimetrik ikizidir
SÜPER İLETKENLİK: Bir elementin mutlak sıfırın belli bir derece üzerindeki tam iletken hale gelmesidir.
SÜPER KRİTİKLİK: Ne gaz ne de sıvı olan, fakat aynı anda her ikisinden de biraz bulunan bir element durumudur.
SÜPER SOĞUTMA: Donma derecesinin altında dondurmadan soğutma işlemidir.
SÜPERNOVA PATLAMASI: Bir yıldızın merkezindeki demirin silisyuma dönüşmek üzere erimesiyle başlayan çok büyük şiddet ve parlaklıktaki bir patlamadır.
|
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Gece (Yetkili)
Yetkili
Gönderiler: 333
|
|
Cevapla:Sözlük 1 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 72
|
|
Sona doğru gelirken:
SÜPER UZAY: Bütün evrenlerin içinde yer aldıgı varsayılan sonsuz büyüklükteki bir uzay modelidir.
SİNKROTRON: Çok geniş çaplı, etrafında elektromıknatıslar bulunan dairesel tüp şeklindeki parçacık hızlandırıcıdır.
SİNKROSİKLOTRON: Sinkrotron’dan çok daha güçlü olan ve parçacıkların içinde büyük hızlarda yol aldıkları makinedır.
TAKYON: Işık hızından daha hızlı yol alan hipotetik bir parçacıktır.Işık hızından daha az bir hızla gitmez. Hızlandıkca enerjisi azalır ve sonsuz hızda sıfır enerjili olur. Evrenimizdeki bilinen parçacıklar yüksek hızlarda enerji kaybeder ve hızları azalır. Takyonun ise enerjisi azaldıkça hızlanır. Belki gravitasyonel radyasyon çıkaran takyon, enerjisi azaldıkça hızlanır ve sonunda sıfır enerji ve sonsuz hıza sahip olur. Eğer takyonlar mevcut ise onlar zaman içinde geriye gidiyor olmalılar.
TAMAMLAYICILIK: Kuantum mekaniğinde parçacıkların aynı anda, hem dalga hem de parçacık olarak davrandıklarını ifade eden teoridir.
TARDİYON: Işık hızından daha düşük hızlarda yol alan parçacıktır.
TAU: Elektronun ağır arkadası olan bir leptondur.
TEKİLLİK: Bildiğimiz fizik yasalarının artık işlemediği yer. Her ne kadar tekilliklerin birer nokta oldugu düşülünse bile, tek boyutlu çizgilerde veya iki boyutlu düzlemlerde bile olabilirler. Planck uzunluğundan daha kısa cisimler için geçerlidir. Sonsuz yogunluktaki bir karadeliğin merkezi bir tekilliktir.
TEMEL KUVVETLER: Temel parçacıklar arasında işleyen dört kuvvettir. Gravitasyon, zayıf nükleer, elektromanyetik ve güçlü nükleer kuvvetlerdir. Beşinci bir kuvvetin mevcudiyetini gerektirecek bir olay evrende rastlanmamıştır. Güçlü kuvvet 1 olarak alındıgında, elektromanyetik 10^-2 olur, veya güçlü kuvvetin %1’idir. Zayıf kuvvet 10^-6, yani güçlü kuvvetin milyonda biridir. Gravitasyon 10^-40’dır. Elektromanyetik kuvvet gravitasyondan 10^38 defa daha büyüktür.
TEMEL PARÇACIKLAR: Temel kuvvetleri tasıyan, maddeyi inşa eden nesnelerdir. Bir temel parçacık bileşenleri parçalanamaz. Bu açıdan bakıldıgında kuarklar ve leptonlar olmak üzere iki tür temel parçacık vardır. Kuarkları birbirinden ayrılmadıgı için proton ve nötronlar da birer temel parçacıktır. Mesonlar kuvvetleri tasırlar. Bütün parcacıklar iki gruba ayrılır. Güçlü kuvveti hisseden, kuarklardan yapılmış, kuarklar arasında işleyen hadronlar ve zayıf kuvveti hisseden, radyoaktif bozunmaya neden olan leptonlardır. Leptonlar en temel parcacıklar olup içlerinde baksa seyler yoktur. Elektron, başka bir lepton olan nötrino ile baglantılı olup, bir elektron radyoaktif bozunmada işlem görürken nötrinoları da işin içine girer. Ayrıca birer lepton olan muon ve tau’nun da kendi nötrinoları vardır. Toplam 6 tane lepton bulunur. Hadron ailesi iki gruba ayrılır: üç kuraktan yapılmış baryonlar, ikişer kuarktan yapılmış mesonlardır. Baryon ve leptonlar fermiyonlar ailesinin üyeleridir.
TEOREM: Gözlemi veya deneyi yapıldıktan sonra ancak dogru oldugu söylenebilen çözümdür.
TEORİ: Fiziksel alandaki bir şeyin matematiksel olarak açıklanmasıdır veya matematiksel ve deneysel olarak acıklanan doga yasalarıdır.
TERMODİNAMİK: Isı, iş , enerji, entropi ve bunların bir fiziksel sistem içindeki ortak evrimlerini açıklayan yasalardır.
TEVATRON: Çvresinde sıvı helyumla sogutulan, süper iletken mıknatısların bulundugu, bir parcacıgın bir yönde diğerinin de ters yönde hızlandırıldıgı atom parcalıyıcılarıdır.
TUNGUSKA OLAYI: 30.06.1908 günü saat 07.17’de orta Sibirya’da olan bir patlamadır. Bir kuyrukluyıldızın düşmesi ile meydana gelen patlamada 40 km yarıçapında bir orman yok oldu. Patlamadan çıkan enerji 50 megaton, bir hidrojen bombası şiddetindeydi
ULTRAMİKROSKOBİK: Planck uzunlugundan daha kısa olan uzunluk birimidir.
UZAY: Yıldızlar ve gezegenler arasındaki boşluktur.
UZAY-ZAMAN: Dört boyutta uzay ve zamanın birleşmesidir. İçindeki her şey gravitasyona göre davranır. İki baştan çekilmiş bir lastik levha gibidir. Bükülebilir, sıkıştırılabilir ve uzatılabilir. Hatta içinde delikler bile açılabilir. İçinde hareket edenlerin hareketleri, farklı referanslarda, farklıdır. İki cisim arasındaki mesafe farklı referanslara göre fark eder. İki olay arasındaki ölçüm Einstein’ın denklemlerine göre hesaplanır.
UZAY-ZAMAN EĞRİLİĞİ: Kütlenin uzay-zamanda açtığı çukurluktur. Bu çukurluk gravitasyon kuvvetine sebep olur. Evrende uzayın eğri olabileceğinden bahseden ilk insan B. Riemann oldu ve 1854’ te uzayın üçboyutlu bir küre oldugunu belirtti. Genel rölativite Teorisi uzay-zaman eğriliğini tarif eder.
VAKUM: İçindeki bütün parçacıların, alan ve enerjinin çıkarılmış oldugu, içinde sadece çıkarılamayan vakum titreşimlerinin bulundugu uzay-zaman bölgesidir.
VALANS: Bir atomun bir kimyasal bag kurması durumunda elektronlardan bir kısmını kazanması, kaybetmesi veya paylaşması olayıdır.
VEKTÖR: Kuvvet ve hız gibi yönü ve şiddeti olan büyüklükler temsil eden doğrulardır.
YALITKAN: Belli bir sıcaklıga kadar içinden bir enerji iletmeyen cisimdir.
YARI İLETKEN: Elektrik yüklerinin yarısının kolayca akacagı metalden, diğer yarısının da akmasına izin vermeye yalıtılmış bölgeden geçiren özel bir maddedir.
YARI ÖMÜR: Bir örnekteki atomların yarısının radyoaktif bozunmaya uğraması için geçen zamandır. İstatistiksel hesaplara dayanır. Nötronun yarı ömrü 10 dakikadır.
|
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Gece (Yetkili)
Yetkili
Gönderiler: 333
|
|
Cevapla:Sözlük 1 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 72
|
|
Evet bunlarda sonlardı Artık Kabası bitti hayırlı olsun. Şimdi sırada eksikler var. sizde şöyle bir göz gezdirip eksik olan bir şey var mı söylerseniz sevinirim.
YAPAY ZEKA: Alan Turing tarafından geliştirilen, insan benzeri usullerde suallere cevap verilen akıl makinesidir.
YERÇEKİMİ: Dünya’nın kütlesel çekim kuvvetidir.
YERLİ GRUP: Galaksimizin de içinde yer aldıgı küçük bir galaksiler toplulugudur.
YERLİ SÜPER KÜME: Yerli grubun, Virgo ve Coma gruplarının yer aldıgı galaksiler kümesidir. Yarı çapı 30 milyon parsek olup, yerli grup kümenin kenarında yerleşmiştir.
YILDIZLAR ARASI KİMYA: Yıldızlar arasındaki toz ve gaz bulutlarında bulunan moleküller olup, 80’den fazlası keşfedilmiştir. Yıldızların içindeki reaksiyonlardan çıkan atomların gaz ve toz bulutları içindeki reaksiyonlarda oluşur. Bir aminoasit olan gylicne de bunlardan biridir. Moleküllerin çoğu karbon, oksijen hidrojen ve azottan imal edilmiştir. Karbon atomundan yapılmış birçok organik molekül de1970’lerden sonra keşfedilmiştir.
YOĞULNLUK: Bir cismin kütlesinin hacmine bölümüdür. Adi suyun yogunlugu 1g/cm³’dür. Yıldızlar arası gazın yogunlugu 10^-29 kg/m³, nötron yıldızının ki ise 10^17 kg/m³’dür.
YOZLAŞMIŞ MADDE: Çok büyük basınç altında atom çekirdeklerinin yörüngelerinden çıkması ve uzaklara itilerek ve maddenin çıplak atom çekirdekleriyle rastgele dolaşan elektronlardan ibaret kalmasıdır.
YÖRÜNGE: Bir cismin gravitasyon kuvveti etkisiyle uzay-zaman da izlediği kapalı yoldur.
YÖRÜNGESEL PERİYOT: Bir cismin diğer bir cisim etrafında dönüşü için geçen süredir.
YÜK: Bazı temel parçacıkların tasıdıkları bir özelliktir. Parcacıklar arasındaki elektriksel kuvvetleri doğurur.
ZAMAN: Ne oldugunu hiç kimse izah edememektedir. Fizikte olayların ele alınacagı referans sistemini (koordinatlar takımı) saglar. Bu sistemde bir olay bir başka olaydan önce veya sonra gelir. Her ne kadar zaman okundan bahsedilse bile, fizik yasaları gerçekte zamanın geçmişten geleceğe doğru aktıgını ileri sürmez. Özel rölativitede zaman dördüncü boyut olarak alınmıştır. Dört boyutlu uzay- zaman haritasında evrenin geçmişi, bugünü ve geleceği açıklanabilmektedir. Buradan çıkan soru: gelecek halen ilerde bir yerde, oraya doğru yol almamızı mı bekliyor? Kuantum Teorisindeki belirsizlik, daha mükemmel bir uzay-zaman teorisi için, Rölativite ile Kuantum Teorisinin birleştirilmesini teklif etmektedir. Bilim adamlarına göre zamanın basit tarifi, iki olay arasında geçen aralık veya bir prosesin oluşması için geçen süredir.
ZAMAN GENLEŞMESİ: Bir gözlemciye göre yüksek hızda yol alan bir saatteki yavaşlama veya güçlü bir gravitasyonel alan içinde bulunmaktadır. Veya zaman akışının yavaşlamasıdır. Hız arttıkça zaman yavaşlar.
ZAMAN MAKİNESİ: Zaman içinde geriye yolculuk yaptıracak cihazdır.
ZAMANDA GERİYE BAKIŞ: İncelenen bir gök cisminin ışığının o cisimden bize ulaşması için geçen zamandır. Işık belli bir hızda yol aldıgından, cisim ne kadar uzaktaysa ışığının bize ulaşması o kadar uzun sürer. 5 milyar ışık yılı uzaklıktaki bir kuasarın ışığının bize ulaşması 5 milyar yıl sürmüştür. Bu kuasara baktıgımızda onun 5 milyar yıl önceki halini görmekteyiz. Yani zamanda geriye bakılmaktadır. Güneş birden yok olsaydı dünya 8 dakika daha aydınlık olurdu. 5 milyar ışık yılı mesafedeki bir kuasara baktıgımızda onun gördüğümüz ışığı yolu çıktıgında henüz Güneş sistemi ve bizler mevcut değildik.
ZAMAN İÇİNDE SEYAHAT: Zaman makineleri içinde yolculuktur. Bilinen fizik yasaları zamanda yolculugu yasaklamaz. Yani zamanda yolculuk imkansız değildir. Zaman makinesi imal etmenin yollarından biri son derece hızlı dönen bir çıplak teklik yapmak, gravitasyon alanının uzay-zamanı çökerttiği tekilliğe yaklaşmak, tekilliğe girmek ve farklı bir zamana dalmaktır. Hesaplara göre 100km uzunlugunda, 10km genişliğinde bir nötron yıldızı yogunlugundaki malzemeden yapılmış ve saniyenin binde birinde iki defa dönen bir silindir ile zamanda yolculuk yapılabilir. Diğer yol ise, uzay-zamanlar arasında birer geçit olan kurt delikleridir.
ZAYIF NÜKLEER KUVVET: Radyoaktiviteye neden olan, proton ile nötron arasındaki kuvvettir.
ZODİAC: Gökyüzünde hayali bir bant olup, eliptiğin her iki ucunda 9 ark-derece uzanır. Bu bant içinde, Güneş, Ay ve diğer bütün gezegenlerin (Plüton hariç) izleri görülür.
|
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Gece (Yetkili)
Yetkili
Gönderiler: 333
|
|
Cevapla:Sözlük 1 Yıl, 11 Ay önce
|
Karma: 72
|
|
Ek 1:
HİPOTETİK: Varsayımsal, varsayıma dayalı, faraz.
GUT: Grand Unified Theory<br><br>İletiyi düzenleyen: Gece, de: 20/12/2006 21:03
|
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|