2011 Nobel fizik ödülü yarısı Saul Perlmutter diğer yarısı ise Brian P. Schmidt ve Adam G. Riess arasında paylaşılacak şekilde üç fizikçi tarafından kazanıldı. Araştırmacılar, evrenin ivmeli genişlemesi hakkında uzak süpernovaların gözlemlenmesi sonucu elde ettikleri bilgiler nedeniyle bu ödüle layık görüldüler.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi (The Royal Swedish Academy of Sciences) tarafından 2010 Nobel Fizik Ödülü'nün Andre Geim ve Konstantin Novoselov'a verilmesine karar verildi. Akademi tarafından yapılan açıklamada, Geim ve Novoselov'un iki boyutlu Grafen yapısı ile ilgili yapmış oldukları çığır açan deneyler nedeniyle bu ödülü hakettikleri vurgulandı. 36 yaşında olan Konstantin Novoselov Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen en genç kişi.
Andre Geim
Konstantin Novoselov
Ödül ile ilgili detaylara http://nobelprize.org/nobel_prizes/physics/laureates/2010/press.html adresinden erişebilirsiniz (yayın dili İngilizce).
Kuvvet, bir cismin başka bir cime uyguladığı itme veya çekme şeklinde olabilecek bir etkileşimdir. Çevremizdeki olayları düşünelim. Evdeki eşyaların yerini değiştirmek istediğimizde o eşyalarla itme veya çekme şeklinde bir etkileşimde bulunuruz. İşte buradaki itme veya çekme kuvvet olarak adlandırılır. Çevremizde yer alan tüm etkileşimlerde kuvvet söz konusudur. İsterseniz bir duvarı elinizle itekleyin. Duvar yerinden hareket etmez belki ama sizin uyguladığınız bu etki bir kuvvettir. Kuvvetin olabilmesi için etkileşimin olması gerekmektedir.
Haftasonu CERN'de yapılan LHC (Large Hadron Collider - Büyük Hadron Çarpıştırıcısı) testleri büyük ölçüde başarılı sonuçlar elde etti. Bu testler 20 Kasım'da yapılacak büyük test için ön testler olma niteliği taşıyor. Eğer final sonuçları da başarılı çıkarsa LHC önümüzdeki iki yıl boyunca düşürülmüş güçte çalışacak.
27 kilometrelik (16,8 mil) LHC'nin bazı parçalarında meydana gelen aşırı ısınma probleminin, LHC hızlandırıcı halkasının üstündeki bir parçaya düşen ekmek parçası nedeniyle olduğu iddia ediliyor. LHC makine koordinatörü Dr. Mike Lamont'un bildirdiğine göre, uçan bir kuş tarafından bırakıldığı düşünülen "küçük bir parça ekmeğin" süper iletken mıknatısların 1.9 Kelvin (-271.1C) dereceden 8 Kelvin (-265C) civarına kadar ısınmasına sebep oluyor ve bu süper iletkenlik üzerinde olumsuz bir etki yapıyor. CERN mühendislerinden Dr Tadeusz Kurtyka bu tarz bir sorunun 9,6 Kelvin derece sıcaklık civarında beklenebileceğini söylüyor.
Bu yeni haberler bazı fizikçilerin savunduğu "gelecekten gelen müdahale" sonucu deney durduruldu iddasını alevlendireceğe benziyor.